78. “Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yü-cedir!” İşte çok yüce, işte sonsuz ikram sahibi olan, lütfu ve ihsanına sınır olmayan, haşmeti, ululuğu da çok yüce olan Rabbinin ismi ne yüce oldu! Ne mübarek oldu! Ne bereketli, ne ulu oldu! Çünkü bütün bu nimetleri hazırlamak, bütün bu nimetlere güç yetirmek sadece ulu olan, çok yüce olan Allah’a mahsustur. Böyle bir Celâl sıfatına, böyle bir azâmete, böyle bir ihsan ve ikram özelliğine sahip olmayan birinin bütün bunları hazırlaması asla mümkün değildir. Güç kudret sahibi, celâl, ikram sahibi olmayan birinin ne böyle bir cehennem hazırlamaya, ne de böyle akla hayale gelmedik nimetler dolu bir cennet hazırlamaya gücü yeter. Rabbimiz bu sûresinde mü’min kulları için hazırladığı cennetlerini ve nimetlerini anlattı. Sonra da buyurdu ki, işte böyle bir Allah’ın adı yücedir, işte böyle bir Allah’ın ismi mübarektir. Yüceltilmesi, mü-bâreklenmesi, tebrik edilmesi, kulluk edilmesi, teşekkür edilmesi gereken sadece O’dur. Velî kabul edilip kararları uygulanması, çektiği yere gidilmesi, adı yüceltilmesi, hamd edilmesi gereken sadece O’-dur. Allah tüm noksan sıfatlardan münezzehtir. İşte böyle bir Allah’a kul olmak, böyle bir Allah’ı dinlemek, böyle bir Allah’ın istediği hayatı yaşamak zorundayız. İşte kendimizi böyle bir Allah’a sevdirmek, beğendirmek, böyle bir Allah’ın gazabından korumak zorundayız. İşte hayat, işte fırsat, işte dünya ve işte hayatın sahibi Allah... Buyurun, eğer cehennem istiyorsanız ona yönelik bir hayat yaşayın, yok eğer böyle güzel bir cennet istiyorsanız O’na kulluğa koşun, O’-nun istediği bir hayatı yaşamaya ve kendinizi O’na beğendirmeye çalışın. Yaşadığınız bu hayatın sonunda nereyi istiyorsanız ona göre he-sap yapın. Allah yardımcımız olsun. Vel hamdü lillahi Rabbi’l âlemîn.