22. “Gökleri ve yeri yaratması, dillerimizin ve renklerimizin değişik olması, O'nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır.” Yine göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin ayrı ayrı olması da Allah’ın âyetlerindendir. Her birerinizin dili değişik, rengi değişiktir. Dünyanın değişik bölgelerinde insanlar değişik diller kullanmakta olduğu gibi her insanın dili, ses tonu mutlaka diğerlerinden ayrıdır. Aynı şekilde tüm insanlar aynı topraktan meydana geldikleri halde, aynı elementlerden teşekkül ettikleri halde herkesin rengi birbirlerinden o kadar farklıdır ki milyarlarca insanın arasında ayırt edilebilmektedir. Evet sizin renklerinizin, dillerinizin değişik olması da Allah’ın âyetlerindendir. Sizin bu fizikleriniz, renkleriniz, dilleriniz, ırklarınız kendi kendinize bulduğunuz, kendi kendinize ulaştığınız bir şey değil, bu bir Allah takdiri, bu bir Allah yasasıdır. Öyleyse bütün insanların değerlendirilirken hiç birinin diğerinden ayrı, üstün, alçak olarak değerlendirilmemesi gerektiği de bu âyette zikredilmiş oluyor. Evet dillerimiz, renklerimiz, ırklarımız ayrı olabilir. Birimiz beyaz, birimiz siyah, birimiz sarışın olabiliriz. Birimiz Türkçe, birimiz Arapça, birimiz Çince konuşuyor da olabiliriz. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Bunlar insanların birbirlerine üstünlük ya da alçaklık sebepleri değildir. Bunlar hiçbir zaman insanların birbirlerinden ayrıcalıklarının delili değildir. Ne beyazlar siyahlardan üstündür, ne siyahlar sarışınlardan üstün ya da alçak değildir. Yine hiç bir dil konuşanın öteki dil konuşanlara bir üstünlük ya da alçaklığı söz konusu değildir. İnsanların değerlendirmesini Rabbimiz bunlara değil de tamamen inanca bağlı kılmıştır. Müslüman kâfirden üstündür, muttaki diğerlerinden üstündür Allah katında. İşte Allah’ın değer yargısı budur. İşte bunda âlimler için, bilenler, bilgi sahipleri için bunda âyetler vardır diyor Rabbimiz. Peki âlim kimdir? Âlim vahyi bilenlerdir. Allah’ın göklerin ve yerin yaratıcısı olduğunu bilen kimseler âlimdir. Dillerinizin ve renklerinizin ayrı ayrı yaratılışının Allah’ın bir âyeti olduğunu bilen kimseler âlimdir. Allah’ı tanıyan, Allah’ın istediği kulluğu bilen ve onu icra eden kişi âlimdir. Allah’ın kitabında ve Resûlünün sünnetinde ortaya konan değer yargılarına göre bir hayat yaşayan kişi âlimdir. Bunu bilen bir kişi, Allah’ın bu âyetleriyle bilgilenen bir kişi artık şunu söyleyebilir mi? Rengi şöyle olanlar üstündür, dili böyle olanlar, filan ülkede doğanlar, falan ırka mensup olanlar üstündür. Benim dilimi konuşanlar üstündür, benim rengimi taşıyanlar üstündür diyebilir mi? Allah’ın değer yargılarının bilincinde olan bir insan kesinlikle bilir ki üstünlük ancak imandadır, takvadadır.