Rûm Suresine Dön

Rûmالروم

26. Ayet

26Rûm Suresi

وَلَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ

Göklerde ve yerde olanların tamamı O’na aittir. Hepsi O’na boyun eğmiş, teslim olmuşlardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

26. “Göklerde ve yerde olanlar O'nundur; hepsi O'na boyun eğmiştir.” Ve göklerde ve yerde ne varsa hepsi Onundur. Göklerde ve yerdekilerin tamamı Allah’ın mülküdür. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’a boyun bükmüştür. Göklerde ve yerde canlı-cansız ne varsa hepsi Allah yasalarına boyun büküp itaat ederler. Rablerinin yasaları, Rablerinin buyrukları önünde diz çökerler. Çünkü onların tümünü Allah yaratmıştır. Onlar da yaratıcılarının kendileri için belirlediği hayat tarzını, kendilerine yüklediği rollerini zerre kadar aksatmadan yerine getirerek Rablerine boyun bükmekte, Rablerini dinlemekte ve Rablerinin önünde eğilmektedirler. Çünkü yaratılmış olan herkesin ve her şeyin yaratıcı karşısında konumu kulluktur. Öyleyse nasıl ki canlı ve cansız tüm varlıklar yaratıcılarına boyun bükmüşler, sadece Onu dinliyorlarsa o zaman elbette ki yaratılış yönünden onlardan farklı olmayan, onlar gibi kul olan insan da sadece Allah’a boyun bükmeli, sadece Allah’ı dinlemeli, sadece Allah’ın kanunlarına, Allah’ın yasalarına itaat etmelidir. Fıtrat en zaten insan Allah’ın yasalarına boyun bükmektedir. Kâfirler de şu anda Allah yasalarına boyun bükmektedir. Allah’ın yarattığı bu insan yaratılış yönünden üşümekte, acıkmakta, uyumakta, yorulmakta, hasta olmakta, erkek ve kadın olmaktadır. Mü’min kâfir hiç kimse bu Allah yasalarının dışına çıkamamaktadır. Yâni insan fıtrat en Allah’ın koyduğu yaratılış yasalarının dışına çıkamamaktadır. Ama fıtrî hayatında kerhen Allah yasalarına boyun büken kâfir ihtiyarî, ya da günlük hayatında Allah’a itaat etmemektedir. İşte insan fıtrî hayatında böylece Allah’ın yasalarına boyun büktüğü gibi günlük hayatında da Allah’ın yasalarına boyun bükmek zorundadır. Değilse fıtrî hayatında Allah’ın yasalarına boyun büken bu insan günlük hayatında başkalarının yasalarına boyun bükerse, hayatının birinde Rabbinin İlâhî yasalarına ötekisinde de beşer yasalarına teslim olursa, yâni iki Rabbi, iki İlâhı olursa onun, yâni onun fıtrî hayatıyla günlük hayatı çatışma içine girerse o zaman bu ikisi arasında insan ezilip gidecektir.