Rûm Suresine Dön

Rûmالروم

54. Ayet

54Rûm Suresi

اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفًا وَشَيْبَةًۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْقَد۪يرُ

Sizi zayıflıktan yaratan, zayıflıktan sonra size kuvvet veren, sonra kuvvetin ardından size zayıflık ve yaşlılık veren Allah’tır. Dilediğini yaratır. O, (her şeyi bilen) El-Alîm ve (her şeye güç yetiren, mutlak kudret sahibi olan) El-Kadîr’dir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

54. “Sizi güçsüz olarak yaratan, güçsüzlükten sonra kuvvetli kılan, sonra da kuvvetliliğin ardından güçsüz ve ihtiyar yapan Allah'tır. O, dilediğini yaratır; bilendir, Kadir olandır.” O Allah ki sizi güçsüz olarak yarattı. Yaratıldığınızda acizdiniz, hiçbir gücünüz kuvvetiniz yoktu. Dünyaya geldiğiniz günü bir düşünün. Kendinizi düşünemezsiniz de işte bir bebek düşünün. Neyiniz vardı? Ne gücünüz vardı? Bilginiz ne kadardı? Kendinizi bile tanımazdınız değil mi? Hiçbir şeye mâlik değildiniz. Bir eviniz olmadığı gibi baba evinde size ait bir odanız bile yoktu. Evet Allah böyle sizi güçsüz olarak, aciz olarak yarattı. Sonra güçsüzlüğünüzün ardından Allah size güç ve kuvvet verdi. Sonra bu kuvvetinizin ardından da bir zafiyet, ve bir ihtiyarlık verdi Allah. O Allah dilediği gibi hükmeden, dilediği gibi yaratandır. Bilen Odur, Kadir olan, her şeyi takdir eden ve her şeye güç yetiren de Odur. Allah karşısında güç, kuvvet iddiasında bulunanlar, tanrılık iddiasında bulunanlar insanlardır. İnsanın dışındaki varlıkların hiç birisi böyle bir iddiada bulunmamaktadır. Ve ne insanlardan tanrılık iddiasında bulunanlarda, ne de insanların kendilerine tanrılık izafe ettiklerinde asla tanrılık özellikleri yoktur. Güneş, ay, yıldızlar, diktikleri putlar, uydurdukları isimler, sistemler asla tanrılık sıfatlarına sahip değillerdir. Bunların hiçbirisinin hayat programı belirleme, yasa koyma, emir ve yasak belirleme, kanun koyma hakkı da yoktur, böyle bir güçleri de yoktur. İşte insanlardan kimilerinin tanrı kabul ettikleri güneşi düşünün, ayı, yıldızları, ateşi, putları, sistemleri düşünün. Veya insanların tanrılaştırdıkları ölmüş gitmiş kimseleri düşünün. Bunlar içinde Allah gücüne sahip birileri var mı? Yıllardır tanrı kabul edilen güneşten, aydan, yıldızlardan, ölmüşlerden şunu şöyle yapın, bunu böyle yapın diye bir emir gelmiş mi? Geliyor mu? Hayır. Bunu herkes biliyor aslında. Yâni dünkü Mekkeliler de bugünkü kâfir ve müşrikler de biliyorlar ki bunların hiçbirisi tanrılık özelliklerine sahip değillerdir. Ama bu varlıkların, bu putların arakasına saklanan tanrılık iddiasında bulunabilecek bir varlık vardır ki o insandır. Gerek birey mânâda, gerekse toplum mânâsında insandır. Yâni ya bir insan çıkar, ey insanlar sizin tanrınız işte şu güneştir. O sizden şunları, şunları istiyor diye sistemini kor ve herkesi ona itaat etmeye zorlar. Kendi güzüyle bu güneş tanrısına karşı gelenlere ceza verir, zulmeder ve insanların ona, yâni kendisine itaatini sağlar. Artık insanların karşısında secdeye vardıkları varlık güneş değil onun arkasındaki hakim güç olan o insandır ya da insanlardır. Peki acaba böyle dolaylı yoldan değil de apaçık, direk ben tanrıyım diyenler çıkmamış mıdır? İşte İbrahîm (a.s) döneminde Nemrut, Mûsâ (a.s) döneminde Firavun çıkmış. Evet sadece insan böyle bir şeyi iddia edebilmiştir. İşte Rab-bimiz kitabında küfrü ve şirki sorgularken, insanların bu yanılgılarını gündeme getirirken insan unsurunu gündeme getirir. Ve kendisini tanrı görebilen ya da insanların tanrılaştırdığı insanın ne kadar zayıf olduğunu, aciz olduğunu, asla tanrı olamayacağını ortaya koyuverir. Yâni böyle kendini bile yaratmaktan aciz bir varlık nasıl tanrı olabilir de? Nasıl insanlara benim istediğim gibi yaşayacaksınız diyebilir de? İşte zaaf içinde yaratılıyor, sonra Allah kendisine güç kuvvet veriyor, sonra da yavaş yavaş yaşlanmaya ve gücünü kaybetmeye başlıyor. Yavaş yavaş elleri ayakları tutmaz, gözleri görmez, sözü dinlenmez hale geliyor. Ve sonra ölüp gidiyor. Hayatını veren Allah’ın ölüm yasasına boyun bükmek zorunda kalıyor. Nasıl tanrı olabilir bu insan şimdi? Nasıl güç kuvvet sahibi olduğunu iddia edebilir? Nasıl Allah’ı bırakın da benim emir ve yasaklarıma tabi olun diyebilir? Ya da şu zavallı kullar nasıl onları tanrı makamında görüp onların yasalarına itaat edebilirler? Siz bilirsiniz: