21,22. “Ey Muhammed! Sana dâvâcıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Dâvût’un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: “Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki dâvâcı; aramızda adâletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar.” Ey peygamberim, sana hasımların, dâvâlıların haberi, kıssası gelmedi mi? Hani onlar mihrabın duvarlarını, surları aşarak gelmişler ve Dâvût’un huzuruna girmişlerdi. Dâvût (a.s) böyle mihrapta Rabbi ile beraberken, Rabbine kulluk içindeyken onlar da onun huzuruna çıkagelmişlerdi. Yâni girilmeyecek yere girmişler, gelinmeyecek zamanda gelmişlerdi. Allah’ın elçisi Dâvût da onlardan ürkmüştü. Halbuki Hz. Dâvût güçlüdür, kuvvetlidir, ordusu vardır, insanlara tahakküm eden bir saltanatı vardır. Ama bazen ibadet gereği kendi odasına çekilirdi de o esnada insanlar pek dâvâ için gelmezlerdi. İşte böyle bir ortamda, iki kişi yanına girdi. Onlar demişlerdi ki, “korkma, bizler birbirlerinin hakkına te-cavüz etmiş iki dâvâcıyız, bizim aramızda adâletle hüküm ver, haktan ayrılma ve bizi dosdoğru yola çıkar.”