Sâd Suresine Dön

Sâdص

36. Ayet

36Sâd Suresi

فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ

Rüzgârı onun hizmetine verdik. Onun emriyle istediği yere akıp giderdi.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

36,38. “Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.” Evet rüzgârlar da Süleyman’ın (a.s) emrine veriliyor. Esip giden rüzgârlar onun emrinde. Biniyor halısının üzerine ve istediği yere götürüyorlar onu. Ne büyük, ne muazzam bir saltanat değil mi? Yeryüzünde hiçbir melikin, hiçbir kralın ulaşması mümkün olmayan bir saltanat. Söyleyin, böyle Allah desteğinde bir peygamberden daha güçlü kim olabilir ki? Kim kafa tutabilir ki ona? Kendisine kendisinin istediği şekilde kul olmuş kullarına böyle nice nimetler lütfediyor Rab-bimiz. İşte bu, yeryüzünde Allah’ın değişmeyen bir yasasıdır. Süleyman yolunda olan, Süleyman misyonuna sahip çıkan, Süleyman gibi Allah’a kul olan her Müslümana, Allah bu desteğini, bu yardımını vaat etmektedir. Yeryüzünde bir tek Müslüman olsa ve tüm dünya kâfirleri onun üzerine yürüseler bile, Allah tüm ordularını onun yardımına gönderecek ve onu galip getirecektir, bundan hiç kimsenin zerre kadar bir şüphesi olmasın. Ayrıca rüzgarların dışında yine bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik, buyuruyor Rabbimiz. Şeytanlar da Süleyman’ın (a.s) emrindeydiler. Bina kuran, dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini de onun buyruğu altına vermiştir Rabbimiz. Süleyman (a.s) onları prangalara bağlanmış olarak Mescid-i Aksâ’nın yapımında çalıştırıyordu. Denizlere gönderiyor, denizlerin dibine dalıyorlar, oradan Süleyman’ın (a.s) -istediği nimetleri çıkarıyorlardı. Ne büyük bir saltanat değil mi? Şeytanlar onun emrinde, cinler onun emrinde, rüzgârlar, kuşlar, kurtlar onun emrindeydi… Kitabımızın bir başka sûresinin beyânıyla hayvanlarla da konuşuyordu, onların dilinden de anlıyordu Allah’ın elçisi.