Sâd Suresine Dön

Sâdص

69. Ayet

69Sâd Suresi

مَا كَانَ لِيَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَاِ الْاَعْلٰٓى اِذْ يَخْتَصِمُونَ

“Onlar kendi aralarında tartışırlarken, benim Mele-i A’lâ’ya dair bir bilgim yoktur.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

67,70. “De ki: “Bu Kur’an büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz. Onlar tartışırlarken Mele-i A’lâdaki bu olanlar hakkında bir bilgim yoktu. Bana sadece vahy olunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” Yine onlara de ki peygamberim, bu Kur’an en büyük haberdir. Biz de söyleyelim ki ondan daha büyük haber yoktur. Zamanları, mekânları, çağları, insanları, büyükleri, küçükleri, erkekleri, kadınları, yaşlıları, gençleri, zenginleri, fakirleri bütün zaman ve mekânda ilgilendiren en büyük haber, pörsümeyen, eskimeyen, değerini kaybetmeyen haber işte “Nebeu’l azîm” olan Kur’an’dır. Önünde saygıyla eğilinmesi, durup dinlenilmesi gereken, insanların tümünü ilgilendiren, zamanın tümünü kapsayan, mekânın tümünü ilgilendiren bir haberdir Kur’an. Bizi ilgilendiren, hem bugünümüzü, hem yarınımızı, hem dünyamızı hem de âhiretimizi ilgilendiren Kur’an’dan başka bir haber yoktur. Söyleyin Allah aşkına, kıyametten daha büyük, daha önemli bir haber olabilir mi? Bundan daha önemli, bundan daha büyük bir haber olur mu? Olmaz değil mi? Yâni en büyük haber, azamet sahibi, önünde saygıyla eğilinmesi gereken, dehşeti, büyüklüğü kabul edilmesi gereken bir haber ancak Kur’an’dır, Kur’an haberleridir. Bugün herhangi bir haber programı değil, dünyanın bütün haber şebekelerini meşgul edecek bir haber yayınlansa kaç gün sürer? Ya da bu haber kaç kişiyi ciddi biçimde ilgilendirir? En büyük haberler kaç kişiyi ilgilendirir? Veya ilgilenseler bile ne kadar süreyle ilgilendirir insanları? Kaç gün? Kaç ay? Kaç yıl ilgilendirir insanları? Bir yıl, elli yıl, yüz yıl… Öyle olmuş, nitekim sonunda unutulup gitmiş. Ama bakıyoruz, Kur’an kıyamete kadar bütün insanları, bütün zamanları, bütün mekânları kapsayacak gerçekten azamet sahibi bir haber. Kur’an’ın bize verdiği haberler öyle azîm, öyle büyük ve önemli haberlerdir ki, tüm insanları, tüm zamanları ilgilendiren haberlerdir. Ah! Keşke insanlar kendilerine lazım olmayan haberler peşinde koşacaklarına gerçekten kendilerine lazım olan haberlere yönelebilselerdi! İnsanlar keşke şu şeytan vahiyleriyle, şeytan vahiylerinin haber programlarıyla ilgilendikleri kadar Rabblerinin haberleriyle ilgilenebilselerdi… Hacınızı da hocanızı da bu şeytan vahiylerinden engelleyemi-yoruz. Herkesin evinde şeytan vahiylerini alma aygıtları vardır. Ama şunu söyleyeyim: Kur’an’ın dışındaki haberlere ne kadar zaman ayırırsanız ayırın, ama mutlaka Kur’an’a zaman ayırın! Beş saat televizyon, üç saat gazete, bir saat tabelâları, levhâlârı, dükkan reklamlarını okuyoruz da, Allah için biraz da Kur’an levhâlârını, Kur’an tabelâlarını okumalı değil miyiz? Ama maâlesef insanlar bu habere karşı müstekbirce bir tavır takınıyorlar. Kendilerinin mukadderâtını tayin edecek olan bu kitabın haberlerine karşı eyvallahsız davranıyorlar. Kendi hayat programlarına karşı ilgisiz kalıyorlar. Halbuki gerek indiği dönemde, gerekse kıyamete kadar ki her bir zaman diliminde bu haberi reddedenler, ilgilenmeyenler açısından hiçbir fark yoktur. Kitap açısından da insanlar onunla ister ilgilensinler, isterse ilgilenmesinler bu onun en büyük haber oluşu gerçeğini hiçbir zaman değiştirmeyecektir. Başka değil, bununla ilgilenmeyenler sadece kendi şereflerini alçaltmaktadırlar. En büyük haber bu kitabın haberleri iken, insanlar ondan yüz çeviriyorlar. Halbuki ey peygamberim, sen de ki, “onlar mele-i a’lâda tartışırlarken bu olaylardan benim bilgim yoktur. Ben onların yanında değildim. Ben ancak bana vahye dilen bir nezir-i mübînim. Ben ancak bana vahy edilenleri bilen ve duyuran bir uyarıcıyım,” deyiver. Bakın işte size büyük bir haber: