84,88. “Allah: “Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım” dedi. Ey Muhammed! De ki: “Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey iddia eden kimselerden de değilim. Bu Kur’an, ancak dünyalar için bir öğüttür. Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz.” Allah doğrudur, Allah hakkı söyler. Kim ki Allah’ı, Allah’ın zikrini, Allah’ın bu en büyük haber olan kitabını bırakır da şeytana tâbi olursa, şeytan peşinden giderse, onlar da o şeytanın gittiği, gideceği yere, cehenneme gitmek zorunda kalacaktır. Ey peygamberim sen de ki onlara: “Ey insanlar, ey dünyalılar, kesinlikle bilesiniz ki ben sizden bir ücret istemiyorum.” Bizler de diyelim bunu. Biz yaptığımız bu tebliğimizin karşılığında sizden bir ücret, bir mükâfat, bir karşılık beklemiyoruz. Biz kendiliğimizden bir şeyler söyleyenler de değiliz. Biz size Rabbinizin haberlerini duyuruyoruz. Ben tekellüf sahibi de değilim. Yâni sizleri zorlayıcı, size baskı kurucu, size meşakkat verici de değilim. Sizin altından kalkamayacağınız yükler yükleyen değilim ben. Siz bilirsiniz ben sizi Rabbinizin mesajıyla karşı karşıya getirdim. Eğer bu mesaja inanmaz, bu zikirle ilgilenemezseniz, kesinlikle bilesiniz ki bu zikir, bu kitap tüm âlemlere gönderilmiştir. Sizinle sınırlı değildir. Mekke ile, Türkiye ile sınırlı değildir bu zikir. Siz ilgilenmezseniz bile bununla ilgilenenler, buna sahip çıkanlar çıkacaktır elbette. Ama unutmayın ki, reddetseniz de bu kitabın haberlerinin doğruluğunu zamanla öğreneceksiniz. Yaşarken, ölürken, kabirle, di-rilişle, haşir-neşirle öğrenecek, cennet ve cehennemle öğreneceksiniz. Rabbim gereğiyle iman ve amel eden kullarından eylesin. Rabbim zikriyle bir hayat yaşayanlardan eylesin. Velhamdü lillahi Rabbi’l-Âlemin.