Saffât Suresine Dön

Saffâtالصافات

121. Ayet

121Saffât Suresi

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Şüphesiz ki biz, muhsinleri/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanları böyle mükâfatlandırırız.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

114,122. “Andolsun ki Mûsâ ve Harun’a da iyilikte bulunmuştuk. İkisini ve milletini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık. Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi. Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik. Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik. Sonra gelenler içinde “Mûsâ ve Harun’a selâm olsun” diye birer ün bıraktık. Doğrusu Biz, iyileri böylece mükâfatlandırırız. İkisi de şüphesiz, inanmış kullarımızdandı.” Muhakkak ki Biz Mûsâ ve Harun’a da lütuflarda bulunduk. O ikisi de Bizim yolumuzun yolcusu iki elçiydi. Onlara da elçilik lütfettik. O ikisini ve milletlerini, yâni İsrâil oğullarını büyük bir belâdan, büyük bir sıkıntıdan kurtardık. Firavun ve sistemi onları eziyordu. Zalim Firavun’un baskıları altında her şeylerini kaybetmiş, köleleşmişlerken, Biz onlara yardımımızı ulaştırdık ta onları düşmanlarına üstün getirdik. Onlara katımızdan kitap gönderip, onunla onları dosdoğru yola ulaştırdık. Yaşadıkları Müslümanca bir hayatın sonunda onlara da kendilerinden sonra gelenler arasında “Mûsâ ve Harun’a selâm olsun” diye bir ün, bir şeref bıraktık. Kıyamete kadar gelecek insanlar da yine onları hayır ve selâmla yad edeceklerdir. Doğrusu Biz muhsinlerin hayatlarını işte böylece ölümsüzleştirir ve bereketlendiririz. O ikisi de şüphesiz Bizim mü’min kullarımızdandı.