167-172. Putperestler: “Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah’ın O’na içten bağlı kulları olurduk” derlerdi. Böyleyken O’nu inkâr ettiler. Ama bileceklerdir. Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir: Onlar şüphesiz yardım göreceklerdir.” Müşrikler diyorlar ki, “eğer bizim yanımızda da öncekilerden bir zikir bulunmuş olsaydı, yâni eğer Allah önceki toplumlara indirdiği gibi bize de bir kitap göndermiş olsaydı, elbette bizler de Allah’a gönülden bağlı kullar olurduk.” Evet böyle diyorlardı. Eğer Yahudilere, Hıristiyanlara kitap verildiği gibi bize de bir kitap verilmiş olsaydı, en samimi mü’minler olurduk, diyorlardı. Hattâ ehl-i kitabın bozuk düzen hayatlarını beğenmeyerek, biz onlardan daha iyi Müslümanlar olurduk, diyorlardı. Ama ne zaman ki bu bekledikleri kitap, bekledikleri peygamber geldi, hemen onu reddettiler, inkâr ettiler. O kitaba da, o peygambere de amansız bir düşman kesiliverdiler. Kitabın ve peygamberin gelişi onların nefretlerini artırıverdi. En’âm sûresinde de Rabbimiz onlara diyordu ki, “bizden önceki iki topluma, Yahudi ve Hıristiyanlara kitap gönderildi de bize gönderilmedi demeyesiniz diye biz bu kitabı size indirdik.” Evet artık ne onların ne de şu anda yeryüzünde yaşayan insanların hiçbirisinin böyle bir itiraz hakları kalmamıştır. Yâni efendim ne yapalım? Tamam biz de Müslüman olacağız, biz de Allah’ın istediği bir hayatı yaşamak istiyoruz, ama elimizde imkân yok, kitap yok, peygamber yok, örnek yok diyerek bu tür mâzeretlerin arkasına saklanmaya hiç kimsenin hakkı kalmamıştır. İşte kitap, işte peygamberin sünneti... Kıyamete kadar ona ulaşmak isteyen herkesin ulaşabileceği bir şekilde insanların gözleri önünde dimdik durmaktadır. Ama kim de böyle kitap ve peygamberin sünneti ortadayken onları görmezden gelir, kitaba ve peygambere müracaat etmeden bir hayat yaşamaya kalkışırsa, elbette onlar bu yaptıklarının ne anlama geldiğini, kendilerine neleri kaybettirdiğini yakında bileceklerdir. Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir ki, onlar şüphesiz yardım göreceklerdir. Allah peygamber yolunun yolcularına mutlaka yardım edecektir. Bu, Allah’ın üzerine aldığı bir vaadidir ve Allah asla vaadinden dönmeyendir.