Saffât Suresine Dön

Saffâtالصافات

20. Ayet

20Saffât Suresi

وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ

Derler ki: “Yazıklar olsun bize! Bu, Din Günü’dür.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

19-21. “Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar. Şöyle derler: “Vay bize! İşte bu ceza günüdür. İşte bu fasıl günüdür ki siz onu yalanlayıp durmaktasınız.” Tek bir çığlık, tek bir anons, tek bir emir. Bir de bakmışınız ki herkes Allah’ın huzurundadır. Herkes Rabbinin huzurunda bakıp durmaktadır. Kim itiraz edebilir buna? Kim karşı gelebilir Allah’ın emrine? Kim kaçıp kurtulabilir bundan? Mümkün mü? Allah emredecek, Allah kalkın diyecek ve birileri bu Allah emrine karşı gelecek, bu Allah yasasına engel olacak. Mümkün mü bu? Kimin gücü yetebilir buna? O gün bu Allah emriyle, bu Allah yasasıyla karşı karşıya gelen bu insanlar diyecekler ki, “yazıklar olsun bize! Yuh bize! Eyvah bize! Vah bize! İşte bu ceza günüdür! İşte bu bizim inkâr edip durduğumuz din günüdür. İyilerin iyiliklerinin karşılığı olarak cennete uçacakları, kötülerin de kötülüklerinin cezası olarak cehenneme akıp dolacakları bir gündür bugün,” diyecekler. Gerçekten Rabbimiz biz kulları için çok merhametlidir. Gerçekten Rabbimizin bu dünyada bizi uyarmasının karşılığını ödememiz mümkün değildir. Bakın bize rahmeti ve merhameti gereği yarın mutlak olacakları bugünden bize haber veriyor. Düşünebiliyor musunuz? İnsan reddedecek, inkâr edecek, olmaz böyle şey diyecek, kendisine, dinine, kitabına, elçilerine savaş açacak, Müslümanları maskaraya alacak, Allah kullarına hayat hakkı tanımayacak, buna rağmen rahmeti bol olan Rabbimiz ona uyarılarını sürdürecek, aklını başına al diyecek, ölmediğin sürece dönüş imkânın, tevbe fırsatın var diyecek. Bundan daha büyük bir rahmet düşünülebilir mi? Öyle değil mi? Bir düşünün. Adam eline ölmüş birinin kemiklerini alacak, büyük bir delil bulmuş gibi, “şu dirilecek ha? Biz tekrar dirileceğiz ha?” diyecek, alayın zirve noktasında Rabbine ve elçilerine kafa tutacak sonra Rabbimiz de bütün bunlara rağmen yine onun aklını erdirebilmek için âyetlerini ve elçilerini peş peşe göndermeye devam edecek. Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber. Ne merhametlisin ya Rabbi! Ne büyüksün ya Rabbi! O gün diyecekler ki, işte bu din günüdür. İşte bu fasıl günüdür. İşte bu herkesin amellerinin ayrıştırılacağı ve amellerinin karşılığına göre yerleşim merkezlerinin de tespit edileceği gündür. Herkes hakkında Allah’ın şu âyetlerinin, Allah’ın yasalarının uygulanacağı, Allah’ın hükmünün geçerli olacağı gündür. Hani inkâr ediyordunuz? Hani yalan diyordunuz? Hani olmaz böyle şey diyordunuz? Buyurun işte yalanladığınız gün size geldi. Öyleyse gelin bugün aklımızı başımıza alalım da o gün bu sözü söyleyenlerden olmayalım. Bakın o günden bir tabloyla karşı karşıya geliyoruz bundan sonra: