22-25. “İlgililere şöyle emredilir: “Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah’ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun. Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır. Şöyle sorulur: “Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?” Gözümüzle gördüklerimizden, elimizle tuttuklarımızdan çok daha kesin haberlerdir bunlar. Kesin bilgiler ve haberler. O gün ilgililere şöyle emredilir. Toplanın! Toplayın! Kime veriliyor bu emir? Kâfirlere, zalimlere, Allah’ı bırakıp tapındıkları varlıklara ve tapınanlara. Tanrı taslaklarına ve kullara. Toplanın ey zalimler! Ortaklarınızla, destekçilerinizle, yardakçılarınızla, tanrılarınız ve kullarınızla, Allah’ı bırakıp ta tapındıklarınızla, Allah’ın yasalarını bırakıp yasalarını uyguladıklarınızla, sahte İlâhlarınız, sahte Rabblerinizle birlikte toplanın bakalım. Sonra görevlilere bir emir: Haydi bu kütükleri, bu molozları cehennem yoluna koyun! Onları ateş yoluna sevk edin! Onları durdurun ey melekler, ey saf saf duran, emre âmâde bekleyen, önlerine kattıklarını koyun sürüsü gibi süren, buna güç yetiren melekler, haydi toplayın ve durdurun bu sürüleri! Çünkü onlar mesuldürler, hesaba çekileceklerdir veya kendilerinden daha da sorulacaktır. Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz? Niye dünyadaki gibi birbirinize yardım etmiyorsunuz? Hani nerede kaldı o tanrılarınıza kulluklarınız? Hani alkışlarınız, şöhretleriniz? Hani toz kondurmuyordunuz birbirlerinize? Ne oldu, niye suspus oldunuz? İşte tutuklandılar hepsi de. Tıpkı bu zalimlerin dünyada Müslümanları tutukladıkları gibi. Zalimlerin, dünyada “Rabbim Allah” diyen Müslümanları ezip, kimilerinin ağzına bant yapıştırıp kimilerini kodeslere tıktıkları, hayatı onlara zindan ettikleri gibi. Ama onların orada tutuklanmaları çok daha büyük, çok daha acımasız, çok daha uzun sürelidir. Bitmeyen bir tutukluluk, sonu gelmeyen bir azap ve işkence. “Hâlidîne fîhâ”, ebedî bir cehennem. İşte bu âyetler de bizim için büyük bir rahmet eseridir. Yarın böyle tutuklananlardan, böyle hor hakir cehenneme sürüklenenlerden, zalimlerden ve destekçilerinden, yardakçılarından olmamamız için bugün bu âyetlerle birlikte olmak, bu âyetleri gündemlerimizde tutmak zorundayız.