Saffât Suresine Dön

Saffâtالصافات

3. Ayet

3Saffât Suresi

فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًاۙ

Zikri okuyanlara andolsun ki

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

1-5. “Ey insanlar! Sıra sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah’ı andıkça anan meleklere andolsun ki, sizin Tanrınız Bir’dir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir; doğuların ve batıların Rabbidir.” Sıra sıra, saf saf duran, emre âmâde bekleyenlere yemin olsun ki! Önlerine gelenleri toplayıp sürükleyenlere, zoraki yaptırım gü-cüne sahip olanlara yemin olsun ki! Sonra zikri okuyanlara, tezkirayla birlikte olanlara, pusulayı ele alanlara, haritayla yol bulmaya çalışan-lara, kitabı gündeme alanlara yemin olsun ki! Gündemlerini, hayat programlarını zikirle, kitapla, vahiyle belirleyenlere yemin olsun ki, si-zin İlâhınız, sizin program belirleyiciniz, sizin boyunlarınızdaki kulluk iplerinin ucu elinde olan, sizin kendisini dinlemeniz gereken, çektiği yere gitmeniz, arzularını gerçekleştirmeniz gereken İlâhınız, sahibiniz birdir. Tek bir İlâhınız vardır sizin. Rabbimiz üç yemin etti: Saf saf duranlar, emre âmâde bekleyenlere yemin olsun ki, buyurdu. Bunlar her an Rablerine kulluk eden, her an Rablerini dinleyen, Rablerinin her emrine inkıyat eden, her an Allah’ı zikreden melekler olabilir. İşte şu anda Allah’a Allah’ın istediği gibi iman eden, saf saf Allah huzurunda kıyamda duran, Rablerinden gelen her bir emir karşısında boyun büküp teslimiyet ortaya koyan, Allah’ın dininin hâkimiyeti adına saf saf düşman karşısında cihad eden, Allah’ın zikriyle beraber olan, Allah’ın kitabını okuyan, kitapla bilgilenmenin kavgası içinde olan, kitabı gündemlerine alan, gündemlerini kitapla belirlemeye çalışan mü’minlerdir. İster melekler, isterse mü’minler olsun bu üç özellik sahibi kulları üzerine gerçekleştirdiği bu üç yeminden sonra, Rabbimiz çok önemli bir konuya dikkat çekiyor. Yeminlerin sebebi de işte bu çok önemli konuya dikkat çekmektir. Böyle üç yeminle gündeme getirildiğine göre İlâhın tekliği konusu, çok önemli bir husustur. Allah, sözü din-lenecek tek İlâhtır. Yasaları uygulanacak, rızası kazanılacak, kendisi için hayat yaşanılacak tek İlâhtır. O’ndan başka çektiği yere gidilecek, arzularına teslim olunacak İlâh yoktur, yetkili yoktur. O’ndan başka hayata etkili olacak söz sahibi yoktur. Gecemizde-gündüzümüzde, kazanmamızda-harcamamızda, eğitimimizde-siyasetimizde, hukukumuzda-ekonomimizde, küsmemizde-barışmamızda, giyimimizde-ku-şamımızda, almamızda-vermemizde, oturmamızda-kalkmamızda, ha-sılı tüm hayatımızda bir tek söz sahibi vardır, o da Allah’tır. Göklerin ve yerin, göktekilerin ve yerdekilerin, doğuların ve ba-tıların Rabbidir O Allah. Göklerde ve yerde ne varsa, doğuda ve batıda ne varsa hepsinin Rabbi, hepsinin yasa belirleyicisi, hepsinin sahibidir o Allah. Göklerde O’ndan başka yaratıcı, O’ndan başka sahip, O’ndan başka hakim güç yoktur. Göklere egemen olan O’dur. Göklerde uygulanmakta olan yasaların sahibi O’dur. Gökler O’na boyun büküp teslim olmuştur. Gökler sadece O’nu dinlemektedir. Yerde de O’ndan başka söz sahibi hakim güç yoktur. Yer ve yerdekiler de O’nu dinlemektedir. Yeryüzünde de O’nun yasaları hakimdir. Ve her ikisi arasında ne varsa, kim varsa onlara hakim olan da O’dur. Doğuların ve batıların, doğudakilerin ve batıdakilerin sahibi, yaratıcısı, hakimi de O’dur. Güneşe, aya, yıldızlara, her şeye ve herkese hakim olan da O’dur. Onun bu ulûhiyet ve rubûbiyetine delil mi istiyorsunuz? O’nun göklerde ve yerde tek Rabb ve tek İlâh oluşuna, tek söz sahibi oluşuna belge mi istiyorsunuz? Alın size belgeler: