Saffât Suresine Dön

Saffâtالصافات

56. Ayet

56Saffât Suresi

قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْد۪ينِۙ

Dedi ki: “Allah’a yemin olsun ki neredeyse beni de (içinde bulunduğun yere) düşürecektin.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

54,57. “Yanındakilere: “Siz onu bilir misiniz?” der. Bir bakar onu cehennemin ortasında görür. “Ona der ki: “Allah’a andolsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin. Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum.” Diğeri de, yâni onun yanındaki arkadaşı, dostu, ya da bir Melek der ki, “siz onu bilir misiniz? Onu görmek ister misiniz? Onun ne halde olduğuna tanık olmak ister misiniz?” Hemen o anda sanki ona cennetten, bulunduğu ortamdan bir pencere açılır, cehenneme bir perde açılır ve o arkadaşına muttalî olur, ona şahit olur. Onu tam cehennemin ortasında görür. Hemen ona der ki, “Allah’a andolsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin.” Dünyada aynı iklimde, aynı şehirde, aynı mahallede, aynı hayat ortamında yaşayan, birbirlerini tanıyan iki insan, iki arkadaş. Ama biri mü’min, diğeri kâfir. Biri Allah’ı, peygamberi, kitabı, dini tasdik eden bir mü’min, diğeri ise her şeyi reddeden, ölüm ötesi hayata inanmayan bir kâfir. Hayatını hesaba çekilmemek üzerine bina eden bir zalim. Mü’min arkadaşıyla sürekli alay ediyordu. “Şimdi sen Müslüman mısın? Şimdi sen bu saçmalıklara inanıyor musun?” diye onun inancını sorguluyordu. İşte şu anda birisi yaşadığı hayatın karşılığı olarak cennette, ötekisi de cehennemin ta ortasında azapların içinde. Bir perde açılmış ve cennetteki arkadaşı cehennemdekini görüyor ve diyor ki, “vallahi az kalsın sen beni de azdırıyordun. Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, Rabbimin kitabı, vahyi, elçisi, Rabbimin yardımı ve hidâyeti olmasaydı şimdi ben de oradaydım.”