Saffât Suresine Dön

Saffâtالصافات

6. Ayet

6Saffât Suresi

اِنَّا زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِز۪ينَةٍۨ الْكَوَاكِبِۙ

Şüphesiz ki biz, dünya semasını yıldızlarla süsledik.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

6,7. “Şüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik. Onu inatçı her türlü şeytandan koruduk.” Biz yakın semâyı, size yakın olan, dünyadan müşahede ettiğiniz semayı, yıldızlarla, kandillerle zînetlendirip süsledik. Rabbinizin sizin için bina ettiği yedi kat semâdan size en yakın olan, görebildiğiniz, dünya semâsını milyarlarca yıldızlarla süsledik, diyor Rabbimiz. Şu gördüğünüz kandillerle donatılmış dünya semâsının ötesinde sizin görme ve bilme imkânınız olmayan, ondan çok daha büyük ve her biri diğerini kuşatmış olan altı kat semâ daha vardır. Onları da kuşatmış ve onların tamamını çölün ortasına atılmış bir yüksük farz ettirecek kadar büyük Kürsî vardır ve onu da kuşatan ve küçücük bir yüksük mesabesinde bırakan arş vardır. Bütün bu varlıklar Allah’ın hükümranlığı altındadır. Bütün bu varlıklara egemen olan, hükmeden Allah’tır. Bunları birazcık düşünüverseniz ne kadar küçüldüğümüzü, ne kadar âcizleştiğimizi anlayacağız. Ama Rabbimizin bu âyetlerinden uzak yaşayan insanlar kendilerinin âcizliklerini, basitliklerini anlayamayarak Rabblerine karşı ne kadar da zalimce bir tavır takınabiliyorlar değil mi? İşte bunlar Rabbimizin bize haber verip bildirdiği egemenlik alanlarıdır. Bunların dışında bize bildirmediği daha nerelere hakimdir Allah bilir. Peki şu anda yeryüzünde kendilerini bir şey zannederek İlâhlık taslayanların, Rabb’lik taslayanların, egemenlik bizdedir, bizi dinlemek, bizim yasalarımızı uygulamak zorundasınız diyenlerin güçleri ne kadar? Egemenlik alanları nereye kadar uzanıyor bu za-vallıların? Tüm dünyaya egemen olsalar ne yazar? Bırakın arşı, birinci kat semâdan ölçseniz bile bunların egemenlik alanları sineğin kanadı kadar bile değildir. Sineğin kanadı kadar bile olmayan bir dün-yanın bir bölgesinde hâkimiyet kurup, insanları Rabblerine kulluktan koparıp kendi yasalarına kul köle edinmeye çalışanlara, güç kuvvet sahibi olduklarını iddia ederek Allah’la savaş içine girenlere, Allah’a hayat hakkı tanımamaya, peygamberi susturmaya, Müslümanları yok etmeye soyunanlara sadece gülünür. Ne kadar zavallı bir konumdur bu değil mi? O yıldızlarla, kandillerle süslediğimiz gökyüzünü her bir inatçı, azgın, asi şeytandan da koruduk, muhafaza altına aldık. Evet gökyüzü yıldızlarla süslenmiş, bakanların zevklerini okşasın diye. Ama o yıldızların icrâ ettikleri bir başka fonksiyonları daha vardır, o da gökyüzünü o inatçı şeytanlardan korumaktır. Kitabımızın başka sûreleri de bunu anlatır. Burada bakın bu korumayı şöyle gündeme getirir Rabbimiz: