Saffât Suresine Dön

Saffâtالصافات

77. Ayet

77Saffât Suresi

وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ

Onun soyunu bakî kalanlar kılmıştık.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

75-82. “Andolsun ki, Nuh Bize seslenmişti de, duasına ne güzel icâbet etmiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık. Ancak onun soyunu sürekli kıldık. Sonra gelenler içinde “Âlemlerde, Nuh’a selâm olsun” diye ona iyi bir ün bıraktık. İşte Biz iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız. Doğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı. Sonra, diğerlerini suda boğduk.” Andolsun ki, Nuh Bize nidâ etti. Hak-bâtıl savaşında, iman-küfür savaşında hak taraftarı olarak yerini alan Nuh (a.s) Rabbine nidâ edip sesleniyor. “Biz de onun duasına ne güzel icabet etmiştik,” diyor Rabbimiz. Nuh’un (a.s) kavmiyle kavgası kitabımızın pek çok yerinde anlatılır. Dua edilecek makamı çok iyi bilen Allah elçisi, gerçekten icâbet edilecek bir dua yapmıştı. İcâbet edilecek bir yalvarış ve yakarışın sahibidir Nuh (a.s). Çünkü 950 yıllık şanlı bir kavganın sahibidir. Uzun ve yorucu bir kavganın sahibi olan Nuh (a.s), Rab-binin bir uyarısıyla, bir vahyiyle artık kavminin adam olmayacağını öğ-renmiş ve işte o andan itibaren dua dua Rabbine yalvarıp yakarmıştır. 950 yıllık bir uyarının sonunda adam olmayan kavmiyle arasında hakem olarak Rabbinin hükmüne müracaât eder: “Ya Rabbi ben mağlup oldum, bana yardım et,” der. Sonuç: Onu ve ehlini, onu ve onunla bir-lik olanları, onu ve tercihini ondan, onun imanından, onun teslimiyetinden yana kullananları o büyük sıkıntıdan kurtardık, onun soyunu devamlı kıldık; onun soyuyla insanlar türediler. Sonra gelenler içinde onu bıraktık, selâm, âlemler içinde Nuh üzerine olsun. Kıyamete kadar tüm Müslümanlar ve şu anda bizler Nuh (a.s) üzerine selâm deriz, selâm göndeririz. Bu hatırayı, bu ünü Rabbimiz Nuh’a (a.s) lütfetmiştir. O Allah yolunun yolcusu olarak bir üne, böyle bir şerefe ulaştırılırken, ona karşı böbürlenenler, ona karşı savaş verenler yok olup gitmişlerdir. Şu anda onların ne adları ne de sanları gündemdedir. Ancak cehennem hazırlığı içinde bir kabir hayatının mahkumudurlar. Ama Nuh (a.s) ve beraberindeki mü’minler kıyamete kadar mü’min-lerin gündemindedirler. Hem de sürekli Allah’ın selâmının üzerlerine gönderildiği bir özellik içinde. “İşte Biz, Muhsinleri, Bizi görüyormuşçasına dünyada bir hayat yaşayanları, yaptıklarını bize lâyık yapmaya çalışan ve hayatlarını Bizim için yaşayanları böylece mükâfatlandırırız. İşte o muhsinleri böyle değerlendiririz. Çünkü o bizim mü’min kullarımızdandı. Sonra diğerlerini de tufanda helâk ettik, suda boğduk. Kavgada kurtulanlar sadece Nuh (a.s) ve tercihini ondan yana kullananlar olmuştur.” Haydi buyurun, ey bu âyetlerin muhatabı olan Mekkeliler ve ey şu anda bu âyetlerin muhatabı olan insanlar, sizler de tercihinizi yapın. Haktan yana mı olacaksınız, yoksa bâtıldan yana mı? Peygamber safında mı yerinizi alacaksınız, yoksa peygamber karşıtı güçlerin safında mı? Kurtulanların içinde mi olacaksınız, helâk olanların içinde mi? Buyurun sizler de tercihinizi yapın. Evet Bu âyetlerin geldiği dönemde Mekke’de Nuh (a.s) yerinde Muhammed (a.s) var ve gerçekten sıkıntı içinde… Onun safında yer alan bir avuç Müslüman var, sıkıntı içinde… İşte bu âyetler Rasûlullah Efendimize ve beraberindeki Müslümanlara destek, karşısındakilere de tehdit unsuru olarak iniyordu. Bu âyetlerin gelişiyle Rasûlullah ve Müslümanlar çok rahatlarlar, çünkü Allah’ın yardımı ve desteğiyle sonuçtan emindirler. Her şeyin sahibi ve Mâliki olan, göklerin ve yerin, doğuların ve bâtıların Rabbi olan Allah, gökleri şeytanlardan koruyan, Nuh’u ve beraberindekileri kâfirlerin saldırılarından koruyan Allah, elbette kendilerini de koruyacak ve başarıya ulaştıracaktır. Kıyamete kadar bu kitapla beraber olanlara yine Allah’ın desteği ve koruması devam edecektir. Kıyamete kadar hangi iklimde, hangi atmosferde olurlarsa olsunlar, sayıları ancak bir gemiyi dolduracak kadar az da olsalar, Allah onları tufandan koruyacak, düşmanlarının tuzaklarından koruyacak ve Allah’la savaşanlar ise bir tür helâkle helâk olacaklardır. Şimdi de gündem Nuh’tan (a.s) İbrahîm’e (a.s) geçecek. Yasal örneklerimizden, önderlerimizden, ata-mız İbrahîm (a.s) gündeme alınacak.