Saffât Suresine Dön

Saffâtالصافات

88. Ayet

88Saffât Suresi

فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِۙ

Yıldızlara bir bakış attı.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

83,89. “İbrahîm de şüphesiz O’nun yolunda olanlardandı. Nitekim Rabbine temiz bir kalple gelmişti. İbrahîm babasına ve milletine şöyle demişti: “Nelere kulluk ediyorsunuz? Allah’ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz? Âlemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?” İbrahim yıldızlara bir göz attı ve “Ben rahatsızım” dedi.” Muhakkak ki İbrahîm de (a.s) onun soyundan, onun zürriyetinden, onun gemisine binenlerden, onun yoluna tâbi olanlardandı. Hatırlayın, o da Rabbine tertemiz bir kalple gelmişti. Rabbi İbrahîm’e demişti ki, “ey İbrahîm teslim ol, Müslüman ol!” O da tüm kalbiyle, ge-cesiyle-gündüzüyle, tüm hayatıyla, içiyle dışıyla Rabbine teslim olmuştu. Hani o babasına ve kavmine şöyle demişti: “Neye ibadet eder-siniz? Neye tapıyorsunuz? Neye ve kime tapıyorsunuz? Neyin ve ki-min kulu-kölesisiniz? Nelere ve kimlere kulluk ediyor, nelerin ve kimlerin sözünü dinliyorsunuz? Kimin yasalarını uyguluyorsunuz? Ha-ya-tınızı kimin belirlediği şekilde yaşıyorsunuz? Hayatınızda hakim varlık kim? Kimin çektiği yere gidiyorsunuz? Neyin kulusunuz? Neye kölesiniz? Kim teslim alıp esir etti sizi? Kimin kulu-kölesi oluyorsunuz? Hayatınızda egemen Rabb ve İlâh olarak kimi kabul edersiniz? Allah’ın dışında, Allah’ın berisinde sözü dinlenecek İlâhlar mı uyduruyorsunuz? Allah’ı bırakıp ta O’nun berisinde başka varlıkları hayatınıza egemen tanrılar mı kabul ediyorsunuz?” Sonra dedi ki, “Âlemlerin Rabbi hakkında ne biliyorsunuz? Âlemlerin yasa belirleyicisi, âlemlere hayat programı yapıcısı hakkında bilginiz nedir? Zannınız nedir? Âlemlerin Rabbini tanıyor musunuz? O konuda ne söyleyebilirsiniz?” dedi. Onları Allah’la uyardı, Allah’a kulluğa çağırdı, sadece Allah’ı dinlemeye, hayatlarını sadece Allah için yaşamaya dâvet etti. Hem babasını, hem de toplumunu uyardı. Sonra İbrahîm (a.s) yıldızlara bir göz attı, yıldızlara şöyle bir baktı ve dedi ki, “ben rahatsızım. Ben hastayım.” Kavmi yıldızlara ta-pınan bir kavimdi. Aya, güneşe, putlara tapınan, onları hayatlarına egemen kabul eden bir toplumdu. Bir şey yapacakları, bir işe karar verecekleri zaman tanrıları olan yıldızlara bakarak onlardan bir şeyler çıkarmaya çalışırlardı. İşte İbrahîm de (a.s) yıldızlara baktı ve onların birer Allah âyeti olduğunu düşündü. O yıldızların birer yaratık olduklarını, tıpkı kendisi ve diğer varlıklar gibi onların da Allah tarafından yaratılmış kullar olduklarını düşündü ve kendi kendine böyle bir tavır belirledi ve dedi ki, “ben rahatsızım.”