90-94. “Onu bırakıp gittiler. O da onların tanrılarına gizlice yönelip: “Sundukları yiyecekleri yemiyorsunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?” dedi. Sonunda, üzerlerine yürü-yüp kuvvetle vurdu. Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.” Kavmi de, babası da onu bırakıp gittiler. Enbiyâ sûresi, hâdiseyi biraz daha detayıyla, ama biraz daha farklı bir boyutuyla anlatır. Müşrik olan toplumun kutsadığı bir bayram günü herkes bayram yerine gitmeye hazırlanıyor. İşte böyle bir şirk bayramına iştirak etmek istemeyen İbrahîm (a.s), “ben hastayım,” der. Böyle bir fırsatı değerlendirip kimsenin olmadığı bir ortamda bu putların asla tanrı olamayacaklarını ispat etmek için bir fırsat yakalamak ister. Kavmi onu bırakıp gider. O da onların putlarına yönelir. Doğruca kavmin putlarının, tanrılarının bulunduğu ibadethaneye gider. Bakar ki, kavmi o putların önlerine pek çok yiyecekler bırakıp bayram yerine gitmişler. İbrahîm (a.s) o cansız varlıkların yemek yemediklerini görünce der ki, “niye yemiyorsunuz? Buyurun yesenize!” Cevap yok. Ne yiyorlar, ne de ko-nuşuyorlar. İbrahîm’in (a.s) sorusuna da karşılık vermiyorlar. Bu sefer diyor ki Allah’ın elçisi, “size ne oluyor? Niçin konuş-muyorsunuz?” Sonra onların üzerlerine yürüyerek sağ eliyle kuvvetlice vuruyor, o İlâh taslaklarının, tanrı ve tanrıça yutturmacalarının tamamını kırıyor ve onlardan sadece bir tanesini bırakıyor. Nihâyet kav-mi bayram yerinden dönüp İlâhlarının yanına gidince bakıyorlar ki, korkunç bir olay gerçekleşmiş. Koşarak İbrahîm’in (a.s) yanına geliyorlar ve durumu kendisinden soruyorlar. İbrahîm (a.s) onlara diyor ki: