Sebe' Suresine Dön

Sebe'سبإ

51. Ayet

51Sebe' Suresi

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَاُخِذُوا مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ

(Kıyametin) dehşetli korkusu onları sardığında, hâllerini bir görsen! Artık kaçış yoktur ve yakın bir yerden yakalanmış olacaklardır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

51-52. “Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur; cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, “Allah’a inandık” derler ama, âhiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar?” Onları bir feza’, bir titreme yakaladığı zaman, ölümle, ecelle, reddettikleri dirilişle, kıyametle, sorgulamayla, azapla, cehennemle karşı karşıya kaldıkları, kabirden kalktıkları, hesap kitapla burun buruna geldikleri zaman korkudan aldıkları vaziyetleri bir görsen. Kaçıp kurtulacakları bir yerleri de yoktur. Her an ateşe yakın bir yerden yakalanıverdiler. Nereye kaçacaklar da? Kime sığınacaklar da Allah-tan? İşte o zaman derler ki, bizler Allah’a inandık, iman ettik Allah’a, iman ettik kitaba, iman ettik peygambere, iman ettik kitabın ve peygamberin haber verdiklerine, iman ettik âhirete ve pişman olduk derler. Geçmiş olsun. Artık çok uzak bir yerden imana ulaşmak nasıl mümkün olabilecek? Nasıl iman etmiş olabilecekler bu adamlar? Daha önce dünyada, iman etme ortamında imanı reddedip küfrü, şirki tercih eden bu adamlar artık şimdi nasıl iman edecekler? Zorunlu bir imana nasıl iman denebilir? Reddedemeyecekleri bir ortamdaki imanın ne anlamı olabilir? Halbuki iman gaybın konusuydu. Gözleriyle her şeyi, tüm gerçekleri gördükten sonra iman ettik demelerinin ne kıymeti olabilecek ki? Adam hayattayken iman etmiyor da, ölürken iman ediyor, kabirde iman ediyor, mahşerde iman ediyor, cehennemde iman ediyor. Hayır hayır, kabul değildir bu iman. Vaktiyle olacaktı bu iş. Halbuki: