54. “Kendileriyle, arzuladıkları şeyler arasına artık engel konur; nitekim, daha önce, kendilerine benzeyenlere de aynı şey yapılmıştı. Çünkü onlar şüphe ve endişe içindeydiler.” Artık onlar için arzuladıkları şeylerle, iştahlarını çeken şeylerle kendileri arasına bir engel, bir hail, bir perde çekilmiştir, daha önce onların benzerlerine, benzer gruplarına çekildiği gibi. Kendilerinden öncekilere yapıldığı gibi bunlara da nimetler haram kılındı, cennetler ve iyilikler yasak kılındı. Çünkü onlar dünyadayken apaçık bir şek ve şüphe içindeydiler. Gerçekten kâfirler ve müşrikler yaşadıkları bu dünya hayatında sürekli bir kuşku içindedirler. Yaşadıkları hayattan, inançlarından, yollarından, âkıbetlerinden hep bir şüphe içindedirler. Yaptıklarından hiçbir zaman emin değildirler. Çünkü itminan ancak bilgiyledir. Hiç kimse Allah’ın olmadığı, âhiretin olmadığı konusunda bir bilgiye sahip değildir. Hiç kimse Allah’tan başkalarına kulluk yapılacağı konusunda, şirk konusunda bir bilgiye, bir delile sahip değildir. Onun içindir ki, bu adamlar tüm hayatlarını şüpheler, zanlar üzerine bina etmişlerdir; şüphe içinde bir hayat manzumesi geliştirmişlerdir. Şüpheyi, inançlarının temeli yapmışlar ve hayatlarını ziyan etmişlerdir. Ama Müslüman onların kaybedişlerini bugünden düşünen, o gün kazanacakların kazandıklarını bugünden kazanmanın kavgası içine giren insandır. O günü, o günün sahibinin âyetleriyle değerlendiren, o günün sahibinin istediği gibi bir hayatı yaşamaya yönelen, o günü bugünden, bu âyetlerle gören, görmediği şeylere iman eden kimsedir. Allah bizi böyle olan, böyle inanan ve böyle yaşayan kullarından eylesin. Bu sûreyle alâkalı da bu kadar söz yeter, Rabbim gereğiyle amel etmeyi hepimize nasip eylesin. Velhamdü lillahi Rabb’il âlemin.