20. “Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: “Yalanlayıp durduğunuz ateşin azabını tadın” denir.” Ama beri tarafta fâsık olanlara, Allah’a ve Resûlüne itaatten çıkanlara, Allah’ın gönderdiği hayat programını bırakıp fısku fücur içinde keyiflerine, hevâ ve heveslerine göre bir hayat yaşayanlara, Allah ve Resûlüne isyan içinde olanlara gelince onların da konaklama yerleri, ağırlanma yerleri, yerleşim merkezleri cehennemdir. Ne zaman ki oradan çıkmak isteseler tekrar oraya iade edilirler. Ve kendilerine denilir ki, yalanlamanızdan ötürü tadın bakalım cehennem azabının tadını. Bakın bakalım yalanlamanızın karşılığı neymiş? Evet iman edip sâlih ameller işleyenlere cennette ağırlanmaları, cennet nimetleri sunulurken yalanlayanlara, iman ve pratik hayatları Rasûlullah efendimize benzemeyen fâsıklara da cehennem vaa-dedilmektedir. Mü’minler nimetlerin en büyüğü, şereflerin en yücesi olan cennetten bir an bile çıkmak istemezlerken, cehenneme gidenler sürekli oradan kurtulmak isteyecekler, kaçmak isteyecekler ama oradan kaçıp kurtulmaları asla mümkün olmayacaktır.