30. “Ey Muhammed! Onları bırak, bekle; zaten onlarda senin âkıbetini beklemektedirler.” Ey peygamberim ve ey peygamber yolunun yolcusu Müslümanlar, sizler onlara karşı görevinizi yapıp onları bu Allah âyetleriyle uyardıktan sonra bırakıverin onları. Gönül huzuru içinde onların âkıbetlerini bekleyin. Aldırmayın onlara. Zaten onlar da sizin âkıbetlerinizi beklemektedirler. Onlar da sizin helâkinizi beklemektedirler. Bekleyin göreceksiniz. Yaşadığınız Müslümanca bir hayatın sonunda dünyadaki başarılarınızı onlar görecek, sizler de yaşadıkları bu pis hayatın sonunda onların rezilliklerini, rüsvalıklarını, helâklerini göreceksiniz. Onlar sizin öbür taraftaki başarılarınızı, cennetlerinizi, sizler de onların helâklerini, cehenneme yuvarlanışlarını göreceksiniz. Yâni bu konuda bir sabırsızlık göstermenize hiç de gerek yoktur. Bırakın onları kendi pis hayatları içinde de kendinizi düzeltmeye bakın. Allah yakında onların belâlarını verecek ve onlara karşı size fetihler nasip edecektir. Bu sûre de burada sona eriyor. Rabbim gereği gibi iman edip amele dönüştüren kullarından eylesin. Ve âhiru dâvana enilhamdü lillahi Rabbil’âlemîn.