Secde Suresine Dön

Secdeالسجدة

3. Ayet

3Secde Suresi

اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Yoksa, “Onu uydurdu.” mu diyorlar? (Hayır, öyle değil!) Bilakis, senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu uyarman için, o (Kur’ân), Rabbinden gelen bir haktır. Umulur ki hidayet bulurlar.

Dipnot

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

3. “Onu peygamberin kendisi uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; ey Muhammed! O, senden önce bir peygamber gönderilmemiş olan bir milleti uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir. Belki artık doğru yolu bulurlar.” Onu Muhammed kendisi uydurdu mu diyorlar? Yoksa o Mekkeliler bu kitabı Muhammed uydurdu demeye mi çalışıyorlar? Bu kitabı Allah’tan başka birisinin indiremeyeceği, bu sözleri Allah’tan başka hiç kimsenin söyleyemeyeceği bu kadar açık seçikken bunu Onun uydurup Allah’a izafe ettiğini mi demeye çalışıyorlar? Böyle bir suçlamayı yaparken hiç düşünmüyorlar, hiç utanmıyorlar mı bu adamlar? Hayır hayır bilâkis bu kitap Rabbinden bir Haktır. Rabbin katından indirilmiş hak ve gerçek bir kitaptır bu kitap. Senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş bir kavmi onunla uyarasın diye Rabbinden hak olarak, haklı olarak, hukuk olarak gelmiştir bu kitap. Belki bu insanlar onunla hidâyeti bulurlar, doğru yola ulaşırlar, yollarını bu kitapla aydınlatırlar, hayatlarını bu kitapla düzenleyip düzene koyarlar, bu kitabın pratik uygulaması olan Resûlün yoluna tabi olurlar da dünyalarını da kazanırlar, âhiretlerini de kazanırlar diye indirilmiş bir kitaptır bu. Evet işte kitap budur. Kitap Allah’tandır ve geliş gâyesi de insanlığı hidâyete ulaştırmak, insanlığın dünyasını ve âhiretini güzelleştirmektir. Dün bu kitap hakkında insanlar bir şeyler söylüyorlardı. Bakıyoruz şu anda da insanlar bu kitap hakkında bir şeyler söylüyorlar. Allah da bir şeyler söylüyor bu kitap hakkında. Şimdi en doğru iş, en akıllıca tercih ne olmalıdır? Yâni bu kitap hakkında kimin değerlendirmesini kabul edeceğiz? Göklerin yerin, dağların taşların, meleklerin cinlerin, insanların ve tüm varlıkların yaratıcısı ve sahibi olan, Allamu’l ğuyub olan, kaybın da şahadetin de bilicisi olan, bilgisi tam olan, bilgi kendisinden olan Allah’ın bu kitap hakkındaki değer yargısını mı kabul edeceğiz? Onun değerlendirmesini mi tercih edeceğiz? Onun dediğine mi evet diyeceğiz? Yoksa insanların olur olmaz, akla hayale gelmedik çelişkili değerlendirmelerine mi tabi olacağız? Yâni tabii her ikisine de boyun eğme, her ikisine de evet deme, her ikisinin de mü’mini olma hakkına sahibiz. Allah bu dünyada sonucuna katlanmak kaydı şartıyla ikisini de tercih yetkisi vermiştir bize. Ama elbette din konusunda, kitap konusunda o dinin, o kitabın sahibi olan Allah’ın değer yargısının mü’mini olmak bizim için kârlı bir tercih olacaktır. Çünkü din Onun dini olunca elbette o dini Onun istediği gibi kabul kişiyi Onun istediği gibi mü’min yapacak, kitabını Onun istediği gibi kabul kişiyi Onun istediği gibi mü’min yapacaktır. İşte bu kitabın sahibi olan Rabbimiz buyuruyor ki bu kitap Bendendir. Bu kitap Benim kitabımdır. Onu Ben indirdim. Bu konuda zerre kadar bir şüphe yoktur. Ben bu kitabı peygamberim onunla insanları uyarsın diye indirdim. İnsanlar bu kitapla yol bulsunlar, bu kitabı hayat programı yapsınlar, bununla hayatlarını düzenlesinler, bu kitabın istediği gibi bir hayat yaşasınlar ve hem dünyalarını, hem de âhiretlerini kazansınlar diye indirdim. Hem de peygamberim bu kitapla kendilerine yıllardır bir uyarıcı, bir peygamber gelmemiş bir kavmi uyarsın diye gönderdim. İbrahîm ve İsmail (a.s) lardan sonra takriben 2500 yıl gibi uzun bir süredir kendilerine peygamber gönderilmemiş olan Mekke toplumuna böylece hidâyet olsun diye gönderdim diyor Rabbimiz. Evet işte bu kitabın misyonu budur. Kitabı böylece kabul etmek zorundayız. Rabbimiz işte böylece hidâyet kaynağımız, yol göstericimiz, hayat programımız olan kitabını ortaya koyduktan sonra şimdi de kendisini tanıtmaya başlayacak: