7. “İnsana ve onu şekillendirene yemin olsun ki.” Nefis insandır. Allah’tan gelen ruhla topraktan yaratılan bedenin bileşkesine nefis, yani insan denir. Allah, insanı yaratmış ve onu düzenleyip şekillendirmiştir. Ona en güzel şekli vermiştir. Yarattığı bu insanı tesviye ederek ona el, ayak, göz, kulak, akıl, fikir, feraset vermiştir. Böyle mükemmel uzuvların yanında ona doğrulabilme, ayağa kalkabilme, elleriyle yiyeceğini ağzına götürebilme, konuşup meramını anlatabilme, düşünebilme, iyiyi-kötüyü, hayrı-şerri, hakkı-bâtılı, tak-vayı-fücuru seçebilme özelliği vermiştir. Rabbimiz, insanı ahsen-i takvim üzere yaratmıştır. Hakkı bulmasına, doğru yola girmesine, takvayı tanımasına, fücuru bilmesine, hidâyeti kabullenmesine engel olacak hiçbir eksiği, gediği yoktur. Fıtratını İslâm’ı kabule hazır yaratmıştır Rabbimiz. Mayasını onunla yoğurmuştur. Rasûlullah efendimizin: “Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzerine doğar, ama sonradan babası, anası ve içinde bulunduğu toplum onu İslâm’dan saptırıp Yahudi, Hristiyan, ya da dinsiz yapar” hadisi de işte bunu anlatmaktadır. Rum sûresi de bunu anlatır: “Ey Muhammed! Hakka yönelerek kendini Allah’ın insanlara yaratılışta verdiği dine ver. Zira Allah’ın yaratışında değişme yoktur; işte dosdoğru din budur, fakat insanların çoğu bilmezler.” (Rum 30) İnsanı böyle tesviye edip düzgünce ve hidâyeti kabule hazır yaratan Rabbimiz aynı zamanda: