103,104. “Bunda şüphesiz bir ders vardır ama çoğu inanmamıştır. Rabb’ın şüphesiz güçlüdür, merhametli-dir.” Muhakkak ki işte bunda âyetler, dersler, ibretler vardır, ama insanların pek çoğu inanmıyorlar. İşte herkes Allah’ın bu âyetlerini görüyorlar, duyuyorlar. Allah’ın bu âyetleri rehberliğinde cehenneme şahit oluyorlar, cennete şahit oluyorlar, İbrahîm (a.s) in uyarılarına muttali oluyorlar. Rabb’imizin eğer bu dünyada Müslümanca bir hayat yaşarsanız sonunda cennete, aksini yaparsanız cehenneme gidersiniz uyarısını alıyorlar ama yine de imana yanaşmıyorlar. İşte Ebu Cehil. Ne diyordu? Vallahi Muhammed’in dediklerinin tamamı doğrudur. Ona asla yalancıdır diyemem diyor ama yine de iman etmiyor. Veya işte ondan uzak yaşayan Firavun. Mûsâ (a.s) nın hak peygamber olduğunu biliyor, ama yinede saltanatı, zevki, eğlencesi ağır basıyor ve inanmıyordu. Onlar varsın inanmasınlar, Rabb’ın Azîzdir, Rabb’ın Rahîmdir. İnanmayanlara karşı Azîzdir Rabb’ın. Onlardan intikam almaya ehildir. Ama iman edenlere karşı da son derece Rahîmdir. Şuarâ sûresinde tarih anlatılıyor. Sûrede en güzel bir şekilde geçmiş gözler önüne seriliyor. Bakın bundan sonra da Nuh (a.s) ve kavminden söz edilecek: