111. "Sana mı inanacağız? Sana en rezil kimseler uymaktadır" dediler” Ne! Sana inanacağız ha! bu soru değil çünkü. Cevap isteyen bir soru değildir bu. Sana inanalım mı? Değil. En reziller, en pespaye ayak takımları, en düzensiz sefih insanlar sana inanmış, seninle beraber senin dinini yaşarken biz de onlar gibi mi olalım? Biz de onlar gibi mi inanacağız şimdi? Yâni şimdi ey peygamber bunu mu istiyorsun bizden? Tıpkı Bakaradaki: "Onlara, insanların inandığı gibi siz de iman edin! Denilince. Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız? derler." (Bakara 13) Evet kendilerine haydi sizler de şu mü’minler gibi inanın, sizler de onlara benzeyin, sizler de onlar gibi yaşayın, şu imanlarınızı mü’-minler gibi bir görüntüleyin, şu iddialarınızı hayatınıza bir geçirin denilince diyorlar ki, yâni şimdi bizler şu adi, şu bayağı, şu sefih insanlar gibi mi iman edeceğiz? Bunlar gibi mi amel edeceğiz? Bunlar gibi mi yaşayacağız? derler. Çünkü iman amel demektir aynı zamanda. Hani Allah yine Bakarada sizin imanlarınızı zayi etmeyeceğiz buyuruyordu. Ve orada anlatılan imandan kasıt namazdı. O zaman burada iman mı edelim? derken biz senin şu tarif ettiğin gibi mi yaşayalım? Önceden şöyle anlıyorduk bu âyeti: Yâni toplumun en alt tabaka insanları inanmışlar sana, hani aklı başında, dirâyetli, kabiliyetli, inananlar var mı? gibi anlıyorduk, ama hiç te öyle değil mânâ. Yâni sana inanan insanları görüyoruz ağzının tadı yok, karı yok, kız yok hayatlarında, içki yok, kumar yok, saz yok, caz yok, oyun yok, eğlence yok ne bu ya! Ben böyle inanıp ne yapacağım? Bunlar rezil adamlar, böyle hayat mı olur? Böyle yaşam mı olur? demeye çalışmışlar. Sefihlerden kasıt işte budur. Halbuki yine Bakaranın beyanıyla İbrahîm’in dininden yüz çevirenler ancak sefihlerdir âyetinden anlaşılıyor ki sefihler işte bunlardır. İbrahîm’in diniden kim yüz çevirirse gerçek sefih odur, yâni dinden yüz çevirmek idi sefihlik. Adamlar mü'minlerde ayna gibi kendilerini görüyorlar ve diyorlar ki biz sefihler gibi olamayız.