153,154. “Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir" dediler.” Onun bu çırpınışları karşısında bakın kavmin cevabı böyle oluyordu. Ey Sâlih gerçekten sen büyülenmişlerdensin. Sen sihre uğramışsın. Sen bizim gibi bir beşersin. Şimdi biz senin Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu nereden bilelim? Senin bizden bir farkın yok ki? Sen de tıpkı bizim gibi yiyen, içen, çarşı pazar dolaşan, baba olan, koca olan, hasta olan birisisin. Eğer gerçekten sen Allah’ın el çisiyse haydi o zaman bize bir âyet getir de görelim dediler. Halbuki Sâlih (a.s) onlara ben bir İlâhım, ben insan üstü bir varlığım filan dememişti. Ben istediğim her şeyi yaparım, benim her şeye gücüm yeter, beni Rab ve İlâh bilin ve bana kulluk edin filan da dememişti. Hiçbir peygamber böyle bir şey dememiştir zaten. Tarih boyunca tüm peygamberlerin dediği sadece şudur. Biz Allah’ın elçileriyiz. Biz de sizin gibi birer kul, birer insanız, birer beşeriz. Bizim sizden farklı bir tek yönümüz var, o da Rabbimiz bizi elçi seçmiş, bize vahyini gönder miştir. Bizler de aynen sizler gibi Rab-bimize kulluk etmekteyiz demişlerdir. Evet Sâlih (a.s) da onların bu âyet taleplerine karşılık Rabbinden gelen bir âyeti onlara göstererek buyurdu ki: