158,159. “Bunun üzerine onları azab yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır. Rab-bin şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.” Bunun üzerine Allah’ın azabı onları yakalayıverdi ve işleri bitti. Beklediklerinin aksine, önceki toplumlardan çıkardıkları derslerin zıddına ne tufanla, ne de rüzgarla helâk olmadılar. Allah onlara öncekilere gönderdiğinden farklı bir helâk gönderdi. Korkunç bir sayha, müthiş bir çığlıkla evlerinde, saraylarında, yonttukları mağaralarında kendilerine gönderilen o sayha, o çığlık sınır tanımadı da o insanlar hayvanların yemeyip de ezdiği kesmik kırıntılarına dönüverdiler. İşte bunda da ibretler vardır, âyetler vardır. Öyleyse ey şu anda tıpkı Sâlih (a.s) in helâk edilen toplumunun rolünü oynayan, Allah’ın kendilerine gönderdiği elçisiyle, Allah’ın âyetleriyle savaşa tutuşan Mekkeliler, ve yine ey şu anda aynı tavrı sürdüren yirminci asrın kâfirleri düşünmüyor musunuz? Anlamıyor musunuz? Siz onlardan daha güçlü olduğunuzu mu zannediyorsunuz? Sizler kendinizi Semûd’dan daha kuvvetli olduğunuzu ve Allah’la baş edebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Unutmayın ki Allah’ın düşmanlarına nasıl bir helâk göndereceği hiç belli olmaz. Bunu sadece Allah bilmektedir. Aklınızı başınıza alın. İşte bakın Rabbimiz bu âyetleriyle, bu örnekleriyle tüm insan-lığı uyarmaktadır. O gün Mekkelilere, bugün de tüm dünyalılara, kıyâmete kadar da tüm insanlığa uyarısı ulaştırıyor. Ama buna rağmen insanların pek çoğu anlamıyorlar, inanmıyorlar. Lâkin bilesiniz ki Rab-bimiz Azîzdir, kendisine karşı savaş verenlerden intikam alıcıdır. Rahîmdir, kendisine kulluk edip Müslüman olan kullarını şerefli kılandır. Ve bundan sonra yine tarihi yolculuk devam ediyor.