190,192. “Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır. Rabb’ın şüphesiz Güçlüdür, merhametlidir. Şüphesiz Kur’an âlemlerin Rabb’ının indirmesidir.” Eyke’lilere gökyüzündeki bir buluttan azabın yağması, Med-yen’lilere de bir sayha, bir deprem ve çığlık gönderilip yok edilmesi. Her topluma amelinin karşılığında bir ceza takdir edilmesi. İşte bunların hepsinde bir âyet, bir ibret, bir uyarı vardır. Öyleyse Ey Mekkeliler, ey dünyalılar eğer sizler bu anlatılanlardan ibret almaz ve Rabb’ınızla çatışma içinde bir hayata yönelirseniz, sizler de Nuh, Hûd, Sâlih, Lût ve Şuayb (a.s)’ların toplumlarının düştüğü yanlışlara düşerseniz kesinlikle bilesiniz ki sizler de onların âkıbetine hazırlanmaktasınız. Kesinlikle onların başlarına gelenler sizin başınıza da gelecektir. Ama insanların pek çoğu inanmamaktadır. Ama Rabbin ise Azîz ve Rahîmdir. Düşmanlarından intikam alan, dostlarına da sonsuz merhamet edendir. Evet bütün bunlar, başta Mûsâ (a.s), sonra İbrahîm (a.s), sonra Lût, Hûd, Sâlih ve Şuayb (a.s)’lar gündeme alınarak bir dünya yaşanacak, bir tarih sorgulanacak, bir tarih göz önüne getirilecek, ibretler, dersler sergilenecek, insanların kurtuluş yolları belirtilecek ve bunlar o kadar âhenkli sunulacak ki hiçbir kimsenin bu sözlere itiraz hakkı olmayacak. Ve yine hiç bir kimsenin kendisinde cevap hakkı bulması da mümkün olmayacak. Acaba bu sözler kime ait? Bunları kim söy-lüyor? Bu sözler nereden geldi? Bu sözleri Allah’tan başka birisinin söylemesi, bu bilgileri Allah’tan başka birilerinin bilmesi mümkün mü? Aklı başında herkes diyecek ki gerçekten bu Kur’an Rabbinden indirilmektedir. Bunu Ondan başka birinin söylemesi de, bilmesi de mümkün değildir.