Şuarâ Suresine Dön

Şuarâالشعراء

1. Ayet

1Şuarâ Suresi

طٰسٓمٓۜ

Tâ, Sîn, Mîm.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

1,2. “Ta, Sin, Mîm. Bunlar apaçık Kitabın âyetle-ridir.” Sûre hurufu mukatta ile başlar. Rabbimiz kullarının dikkatini kitabı üzerine çekerek buyuruyor ki: Bunlar, bu âyetler Mübîn olan, apaçık olan kitabın âyetleridir. Bunlar hayatın kanunlarını, hayatın değişmez yasalarını, yazgılarını bildiren bir kitabın âyetleridir. Kitap, ketebe kökünden gelir. Ya da kitabe, demektir ki değiş-mez, değiştirilemez, silinmez, kuralları bildiren yazıt anlamınadır. Yüzyıllar boyu değişmeyen, değiştirilemeyen kitabın yazısıdır bunlar. Kağıttaki sökülse, silinse bile bu yazılar, yazgılar asla ortadan kaldırılamayacaktır. Zira bunlar toplumda olan yazılardır, kalplerde olan yazılardır, kabulde olan yazılardır. Yâni Allah’ın muhafaza ettiği levhanın dünyaya yansıttığı yazılardır bunlar. Levh-i Mahfuzdan insan hayatına yansıyan, insan hayatının, tüm kâinatın hayat programı olan yazılardır bunlar. Onun için kesinlikle değişmeyecektir, değiştirilemeyecektir. Bir özelliği de bu kitabın, bu âyetlerin “Mübîn” oluşudur, ayan beyan, apaçık anlaşılır oluşudur. Ama insanlar bu âyetlerle diyalog kurmak isterlerse, onları okuyup anlamaya çalışırlarsa o zaman Mübîn olacaktır. Yâni şu harfleri tanıyınca nasıl muhtevayı anlarsa insan, ilgi kurunca anlayacaktır. Meselâ herhangi bir aletin şifresi veya bir aygıtın kullanım defteri, el kitabı çok net anlaşılır yazılsa bile o yazıyı, o harfleri tanımayan insan için çok karmaşık gelir. Meselâ bizim için bir Çin alfabesi, bir Japon alfabesi çok karmaşa ve karışık geliyor. Ama o alfabeyi tanıyan birisi için ne kadar Mübîndir o ifadeler değil mi? İşte aynen bunun gibi bu kitaba da yönelenler, bu kitabı da anlamaya çalışanlar onun çok ayan beyan olduğunu göreceklerdir, Mübîn olduğunu göreceklerdir. Bir de tabii burada Allah’ın Resûlüne şairdir, kahindir diyenlere cevap veriliyor sanki. Bu kitapta böyle esrarlı, kapalı hiçbir şey yoktur ki; o bir şairin, bir kahinin muhayyilesinin ürünü olsun! deniyor. Sonra söz Allah’ın Resûlüne çevriliyor ve şöyle buyuruluyor: