Şuarâ Suresine Dön

Şuarâالشعراء

36. Ayet

36Şuarâ Suresi

قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ

Dediler ki: “Onu ve kardeşini ertele. (Hemen cezalandırma!) Şehirlere toplayıcılar gönder.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

36,37. “Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder" dediler.” Ey Firavun Onu, Mûsâ’yı ve kardeşi Harun’u tutup hapset. Ülkenin bütün vilâyetlerine de toplayıcılar gönder ki, ülkenin tüm bilgin sihirbazlarını sana getirsinler. Ülkende bugüne kadar beslediğin, yetiştirdiğin tüm bilginlerini, tüm doçentlerini, tüm proflarını, tüm sanatkarlarını, tarihçilerini, fizikçilerini, matematikçilerini, edebiyatçılarını, hukukçularını, sosyologlarını, bilimcilerini çağır ki onların Mûsâ ile bir savaşını yaşayalım. Ne güne besledin onları bugüne kadar? Böyle bir zamanda da gelmeyecekler de ne zaman işe yarayacaklar? Düzen tehlikede. Mûsâ karşısında, Allah elçisi karşısında sistemlerini temize çıkarsınlar. Vahiy karşısında bilimlerini, bilim dallarını, felsefelerini, sanatlarını ortaya koysunlar da bu Mûsâ karşısında, Mûsâ’nın getirdiği Allah sistemi karşısında kendi sistemlerine sahip çıksınlar. Peygamber karşısında seni ve sistemini savunup kurtarsınlar. Allah vahyi karşısında vatan kurtulsun. Mûsâ’nın getirdiği din karşısında, Allah’ın İlâhlığı karşısında senin İlâhlığın, Allah sistemi karşısında senin sistemin, Allah yasaları karşısında senin sistemin onaylanmış olsun dediler. Firavun’un, Firavunluğunun devamını isteyenler, Firavun sisteminin, statükonun devamını, böylece ülke gelirlerinin kaymağının kendilerinden yana olmasını isteyenler böyle dediler. Halbuki onlar da biliyorlardı ki Firavun gibi âciz biri asla tanrı olamaz. Onlar da biliyorlardı ki Allah karşısında, Allah elçileri karşısında kimse duramaz. Onlar da biliyorlardı ki Allah yasaları yanında kimse yasa koyamaz. Biliyorlardı hainler, ama istiyorlardı ki kurulu düzen devam etsin. İstiyor-lardı ki menfaat hortumları kesilmesin. Ülkenin kaymağını yiyebilmek için Firavunun orada durması gerekiyordu. İstiyorlardı ki insanların sırtında bir hayat sürsünler. İstiyorlardı ki insanlar Allah elçilerine kulak verip de hak arayışı içine girmesinler. Adâlet arayışı içine girmesinler. İstiyorlardı ki sindirilmiş, susturulmuş halk Firavunun gerçek tanrı olmadığını, egemenliğin Ona ait değil, Allah’a ait olduğunu öğrenip Firavun sistemine baş kaldıracak bir noktaya gelmesin. Özgürlüğü tanımasınlar. Mûsâ susturulsun ki insanlar Onun getirdiği dinle tanışmasınlar.