Şuarâ Suresine Dön

Şuarâالشعراء

42. Ayet

42Şuarâ Suresi

قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ اِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ

“Evet, şüphesiz (üstün geldiğiniz takdirde) bana yakınlaştırılmış (gözde adamlarımdan) olacaksınız.” demişti.

Dipnot

Benzer içerikli ayet için bk. 7/A’râf, 114

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

42. “Firavun: "Evet; o takdirde siz gözde kimselerden olacaksınız" dedi.” Evet Mukarrabûn’dan olacaksınız. Eğer Mûsâ’ya karşı beni üstün getirebilirseniz, Mûsâ’nın getirdiği dine karşı, Allah sistemine karşı benim sistemimi galip getirebilirseniz, halkın gözünde beni ve sistemimi kurtarabilirseniz kesinlikle bilesiniz ki sizi huzuruma alacağım. Bir alt kademeden, bir üst kademeye çıkaracağım sizi. Derecelerinizi yükselteceğim. Maaşlarınıza zam yapacağım. Müdürseniz genel müdür, memursanız amir, doçentseniz prof, vekilseniz bakan yapacağım. Tabii bu sihirbazlar değişik şekillerde gruplaştırılmışlardır. Ekonomi sihirbazları, ülke ekonomisini Firavunun istediği şekilde düzenleyen, Firavunun ekonomisini, ekonomik anlayışını halka karşı gâyet düzgün olduğunu ifade ederek halkı uyutmaya çalışanlardır. Hukuk sihirbazları, Firavunun istediği gibi hukuk yapan, Firavun hukukunun mahza adâlet olduğunu halka anlatan kimselerdir. Siyaset sihirbazları, ülkeyi Firavunun istediği gibi yöneten, ülke yönetimini güllük gülistanlık gösterenlerdir. Bu sistemden daha güzel bir sistem yoktur diyerek, halkın sisteme itaatini sağlamalarıdır. Eğitim sihirbazları, insanları Firavunun istediği gibi eğiten, eğitimin prensiplerini Firavunun istediği yönde tespit edenlerdir. Din sihirbazları, dini Firavunun istediği gibi yorumlayan, dinin Firavundan yana olduğunu anlatarak halkı Firavuna kul köle yapmaya çalışanlardır. İşte burada anlatılan sihirbazlar bunlardır. Yâni bildikleri bilim dallarını, ellerindeki sanatlarını Firavunun, Firavunların desteğinde kullanan, Mûsâ karşısında Firavunları, Allah sistemine karşı Firavunlar sistemini destekleyen herkes sihirbazdır. Ve bütün bunların ortak özelliği de Firavunların kendilerine verecekleri çok cüzi bir menfaat. Çok küçük dünya menfaatleri karşılığında halkı uyutmak. Çok basit dünya ikballeri karşılığında insanların Firavunlara kulluğunu sağlamak. Bakın işte şimdi de Firavun karşıtı bir dünya ortaya koymaya çalışan, beşer sistemi karşıtı bir Allah sistemi, beşer yasaları karşıtı bir Allah yasası ortaya koymaya ve insanları insanlara değil de sadece Allah’ı dinlemeye çağıran, yeni bir dini, yeni bir Allah dâvetini ortaya koyan Mûsâ (a.s)’a karşı bu insanlar bir meydanda toplanmışlar ve Firavunun gücünü gösterecekler insanlara. Mûsâ ve Harun (a.s)’ların ise kendi güçleriyle yapabilecekleri hiçbir şeyleri yok. Onlar da ancak Allah’ın gücünü gösterecekler. Çünkü Onlar kendilerinden bir şey getirmemişler, sadece Allah’ın temsilcisiydiler. Allah ne istiyorsa, nasıl emrediyorsa onu yapacaklardı.