Şuarâ Suresine Dön

Şuarâالشعراء

48. Ayet

48Şuarâ Suresi

رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ

“Mûsâ’nın ve Hârûn’un Rabbine.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

46,48. “Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak: Âlemlerin Rabb’ına, Mûsâ ve Harun'un Rabb’ına inandık" dediler.” Hemen secdeye kapandılar. Rablerinden gelen, Rablerinin el-çisinin ortaya koyduğu bu gerçek karşısında hemen secdeye kapandılar. Rablerinin önünde hemen secdeye vardılar. Ve dediler ki: Biz iman ettik âlemlerin Rabb’ına. Biz iman ettik göklerin, yerin, semava-tın, arşın, kürsi’nin, meleklerin, cinlerin, insanların, her şeyin Rabbi olan Allah’a. Biz iman ettik Mûsâ’nın Rabb’ına. Orada kendilerini seyreden halk tarafından bir yanlış anlaşılmaya mahal bırakmamak için biz âlemlerin Rabb’ına inandık dedikten sonra, Mûsâ’nın Rabb’ına iman ettik ifadesini de kullanıyorlardı. Çünkü Firavun da Rabb’lık iddiasında bulunuyordu. Sizin en büyük Rabb’ınız benim diyordu. Sizin sahibiniz, sizin mâlikiniz, sizin üzerinizde söz sahibi benim diyordu. Sizin yasalarınızı belirleyici benim diyordu. Sizin üzerinize egemen olan benim diyordu. Onun içindir ki inandıkları Rabb’ın Firavun değil Allah olduğunu ilân ediyorlardı. Firavunun besleyip yetiştirdiği tüm bilimciler, tüm sanatkarlar, tüm sihirbazlar iman etmişlerdi. Kendisini destekleyecek adamlar bir anda dirilip Mûsâ (a.s) nın safına geçmişlerdi. Bu manzara karşısında Firavun şaşırıp kaldı. Firavun vahiy karşısında, Allah elçileri ve Allah âyetleri karşısında yenik düştü. Kendisinin yenildiği yetmiyor muş gibi yıllar yılı beslediği, dereceler verdiği tüm bilimcileri de Mûsâ (a.s) nın tarafına geçmişlerdi. Hepsi de Allah’a, Allah elçilerine, Allah âyetlerine iman edip Allah’ın istediği bir hayat tarzını kabul ettiler. Firavun ve onun zulüm sisteminin kaymağını yiyenler, Firavundan menfaatlen-dikleri için onun ve sisteminin devamından yana olan zavallılar dediler ki, Firavun dedi ki: