Şuarâ Suresine Dön

Şuarâالشعراء

74. Ayet

74Şuarâ Suresi

قَالُوا بَلْ وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا كَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ

“(Hayır, öyle değil!) Biz babalarımızı böyle yaparken bulduk. (Hiç sorgulamadan biz de aynısını yapıyoruz.)”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

74. "Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi.” Dediler ki biz babalarımızı böyle bulduk. Atalarımızı biz, böyle yapar, böyle inanır, böyle yaşar bulduk. Onlar böyle putlara tapınıyorlardı biz de böyle amel ediyoruz. Atalarımızdan ne görmüşsek, ne duymuşsak ona sahip çıkarız. Acaba bizim inancımız da, bizim amelimiz de öyle mi ki? Acaba bizim namazlarımız da, bizim oruçlarımız da, bizim abdestlerimiz de, bizim zekâtlarımız, bizim bayramlarımız, bizim tatillerimiz, bizim yazılarımız, bizim hukukumuz, bizim eğitimimiz, bizim kılık kıyafetimiz, bizim ziyaret ve ziyafetlerimiz de öyle mi ki? Birisi çıkıp sorsa bi-ze, yahu nedir bu yaptıklarınız? Nedir bu hayatınız? Nedir bu amelleriniz? Kim dedi de böyle yapıyorsunuz? Kim istedi de böyle davranıyorsunuz? Galiba bizim de diyeceğimiz aynen onlar gibi olacaktır. Meselâ kan abdesti bozar mı? Neden? Kim dedi diye? Sabah namazının sünneti iki rekat mı? Neden? Abdestte baş mı meshedilir? Neden? Gusülde tüm vücut yıkanır mı? Neden? Seferde farzlar kısaltılır mı? Neden? Eh babam rahmetlikten öyle gördümse, hocam rahmetlik böyle yapardı ise o zaman Nisâdaki, ya da Mâide’deki âyet gibi olmaz mı? İkisini de okuyalım: “Onlara: “Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin” dendiği zaman münâfıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.” (Nisâ 61) Söyleyin bu âyete göre ne olur bizim durumumuz? Bakın Mâi-de’deki âyeti de okuyayım: “Onlara, “Gelin Allah'ın indirdiği Kitaba ve peygambere uyun” dendiğinde, “Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter" derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimselerse? (Mâide 104) Evet görüyor musunuz? Onlara gelin Allah’ın indirdiğine teslim olalım, gelin peygambere tabi olalım, gelin dinimizi, gelin inancımızı, gelin amelimizi, gelin abdestimizi, namazımızı kitap ve sünnet belirlesin dendiğinde derler ki; bize babalarımızdan intikal eden yeterlidir. Babamdan ne öğrenmişsem bana yeter. Babamınkini öğrendim, hocamınkini öğrendim eğer bir de Allah ve Resûlününkini öğrenirsem işler karışır. Hem şu anda para kazanmaktan, köşe dönmekten vaktim de yok ona. Bir abdest için elli sayfa okuyamam. Bir namaz için şu kadar sayfa okuyamam. Bir teyemmüm için bu kadar zaman ayıramam. Eğer bu işlere bu kadar zaman ayırırsam benim işim biter. Halim kül olur. Sanki adamın önünde bundan çok önemli işleri varmış gibi. Böyle diyenlere atamız diyordu ki: