7. “Yeryüzüne bakmazlar mı? Orada, bitkilerden nice güzel çiftler yetiştirmişizdir.” Peki görmüyor mu bu insanlar? Bu âyetlere karşı nasıl da cüret edebiliyorlar? Görmüyorlar mı? Haydi şu kitabın âyetlerine karşı, kulağa hitap eden şu âyetlere karşı böyle davranıyorlar, yetersizler, kabiliyetleri yok diyelim. Peki bu adamlar arzdaki, semavattaki şu meşhut âyetlere bakmıyorlar mı? Gözleri de mi kör bunların? Nice, nice kerîm çiftler bitirmişiz biz. Bunlara bakmıyorlar mı? Bunları an-lamıyorlar mı? Hiç düşünmüyorlar mı? Kendi ellerinde mi yaz oluşu, kış oluşu? Soğuk oluşu, sıcak oluşu? Kendi ellerinde mi güzel oluşu? Mavi oluşu? Yeşil oluşu? Tatlı oluşu? Ekşi oluşu? Yağlı oluşu? Yağsız oluşu? Çekirdekli ve ya çekirdeksiz oluşu? Saplı veya sapsız oluşu?.. Yâni gerçeği arayan birinin çok uzaklarda âyetler armasına gerek yoktur. Çevresindeki bitki olgusuna tek bir göz atması yeterlidir. Çevresindeki bu akıllara durgunluk veren muazzam nizamı gördüğü halde, ancak aptal olan birisi bütün bunların Alîm, Azîz ve Kadir olan Allah’ın bilgi, hikmet ve kudreti olmadan kendiliğinden meydana geldiği sonucuna varabilir. İşte bütün bunlar, bütün bu âyetler, Bütün bu anlatılanlarda bir âyet vardır, alâmet vardır, nişane vardır. Ama insanların çoğu imana yanaşmıyorlar, inanmadan yana olmuyorlar. Bu âyetleri okuyup, onlarla ilgilenmeden yana olmuyorlar.