Şuarâ Suresine Dön

Şuarâالشعراء

8. Ayet

8Şuarâ Suresi

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Şüphesiz ki bunda, (Allah’ın kudret ve azametine delalet eden) bir ayet vardır. (Ancak) onların çoğu mümin değildir (ve bu ayetleri görmezler/anlamazlar).

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

8,9. “Şüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar. Rabb’ın şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.” Ama bilsinler ki onlar, Rabb’ın hem Azîz, hem de Rahîm o-landır. Unutmasınlar ki Allah Azîzdir. Yakalamak, cezalandırmak is-tediği zaman onların topunu yok etme gücüne sahiptir Allah. Fakat Rahîmdir de. Merhameti sebebiyle onları cezalandırmak da acele etmez. Akılları başlarına gelmesi için yıllarca süre tanır onlara. Evet Allah Azîzdir, itiraz etmeyin ona! Karşı gelmeyin! Bakın arz itiraz edemiyor, sema itiraz edemiyorsa, gelin siz de itiraz etmeyip, siz de boyun bükün. Gelin siz de beni Azîz bilin! Siz de beni karşı gelinmez varlık bilin! Arzular çatışınca, başkalarının arzularıyla benim arzularım çatışınca, toplumun arzularıyla benimkiler, babalarınızın arzularıyla benimkiler, amirinizinkilerle, müdürünüzünkilerle, efendinizinkilerle, hanımlarınızın, kocalarınızınkilerle benimkiler çatıştığı zaman benden yana olun! Beni dinleyin! diyor Allah. Böyle yaptığınız zaman, hiç kimseyi takmayıp yalnız beni dinlediğiniz zaman da birilerinin size zarar vermesinden korkmayın! diyerek bundan sonra sözü tarihe getirecek Mevlâ. Tarihten bu konuyla ilgili bir örnek verecek. Bizi bundan takriben beş bin yıl öncesine götürecek, ama aynı hadise günümüzde de her gün tekrar edildiği için değişmez bir yasa, değişmez bir yazgı, değişmez bir kitabın âyetleri olarak bize lazım olan bölümleri tanıtacak. Hz.Mûsâ (a.s), yanında Harun (a.s) ve etrafında kendisine inanmış birkaç Müslüman var. Bu insanlar dışında etrafta İsrâil oğulları var ki belki Firavun oğulları kadar, kendilerini kurtarmaya gelen Peygambere eziyet eden bir toplum. Bir de despot, hain, zalim Firavun ve Firavun oğulları var. Onları anlatacak Allah. Gerçekten şu bi-zim toplumumuza yansıtmamız gereken, ibret almamız gereken du-rumları anlatacak. Ve sonunda da diyecek ki: Firavun imparatorluğu zamanında en geniş ve en güçlü bir imparatorluktu. Tüm bu gücüne, kuvvetine rağmen Firavun, Allah dostu Hz. Mûsâ’ya en küçük bir za-rar veremedi. Sonunda yenilen kendisi oldu. Öyleyse bilesiniz ki Allah’ın kendisine yardım ettiği kişiyi kimse yenilgiye uğratamaz. Firavun bütün bu güç ve kuvvetine rağmen Hz. Mûsâ karşısında çaresiz kaldığına göre, sizler ey Mekke kâfirleri, veya sizler ey yirminci asrın zalimleri, bilesiniz ki iman dâvâsına karşı yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur! diyerek kâfirlere tehdit unsuru oluştururken, mü'minlere de ey mü’minler, sizler kiminle beraber olduğunuzun, kimin safında bulunduğunuzun bir farkına varın! Çünkü ben Azîzim! Firavun gibi bana karşı gelmeyin! işiniz biter. Mûsâ gibi olun! Mûsâ gibi benden yana olun! diyecektir.