Şûrâ Suresine Dön

Şûrâالشورى

29. Ayet

29Şûrâ Suresi

وَمِنْ اٰيَاتِه۪ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَثَّ ف۪يهِمَا مِنْ دَٓابَّةٍۜ وَهُوَ عَلٰى جَمْعِهِمْ اِذَا يَشَٓاءُ قَد۪يرٌ۟

Göklerin ve yerin yaratılması, o ikisi içinde her tür canlıdan çoğaltıp yayması O’nun ayetlerindendir. Ve O, istediğinde onları (diriltip) bir araya toplamaya kadîr olandır.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

29. “Gökleri, yeri ve ikisinde yaydığı canlıları yaratması varlığının delillerindendir. O dileyince, bunları bir araya toplamaya da kâdirdir.” Rabbimiz gökleri, yeri ve bu ikisindeki tüm varlıkları yaratmış ve yarattığı bu varlıkları göklerin ve yerin muhtelif yerlerine yayıvermiştir. Onları yaratan, onları yaşatıp koruyan, onların tümünü doyurup besleyen, onların tümünden haberdar olan, onların hepsinin hayat programlarını belirleyen, hareketlerine yön veren Allah, dilediği zaman onları toplamaya da kadirdir. Tüm bu varlıkları yaratmaya nasıl güç yetirmişse, onları öldükten sonra tekrar diriltip huzurunda toplamaya da güç yetirendir. Kıyamet günü ilkleri ve sonuncuları hesap, kitap için huzurunda toplayacaktır. Tıpkı sabahleyin kovanlarından yayılan arı ordusunun, akşamleyin kovanlarına toplanması veya yuvalarından ayrılan milyonlarca karıncanın akşam yuvalarında toplanmaları gibi. Önce yayan, sonra toplayacak olandır Allah. Yayan da O’dur, toplayacak olan da. Öyleyse hayat Allah’a aittir. Hayatın başlangıcı Allah’a ait olduğu gibi, sonucunu belirleme de O’na ait olacaktır. Yeryüzünde her bir varlığı, her tür hayvanı, sınıf sınıf, cins cins, çeşit çeşit yaymasında da büyük âyetler vardır. Çeşit çeşit varlıklar, denizlerde ayrı, karalarda ayrı varlıklar yarattı Allah. Bilelim ki bütün bunlar âyettir. Tüm bu varlıklar Allah’ın âyetleridir. Haydi bakalım, bu insanlar bu varlıklardan bir tanesini yaratsınlar da görelim! Uzay, bilgisayar çağında olduklarını iddia eden, kendi tanrılıklarını ilân etmeye çalışan bu insanlar bir tek varlık yaratsınlar da görelim! O za-man onların tanrılıklarını biz de kutsayalım, o zaman biz de onların ö-nünde secdeye kapanalım! Ama bakıyoruz ki, tüm bu âyetleri kapatıyorlar, gündeme ge-tirmiyorlar, örtüyorlar, kamufle ediyorlar ve kendi âyetlerini gündeme getirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlar. “Korkunç bir gelişme, müthiş bir gelişme, gökyüzüne çıkıyoruz, yeryüzüne iniyoruz” sihirbazlık numaralarıyla, insanlığın gözlerini büyülemeye çalışıyorlar. Böylece gerçek âyetler gündemden düşürülmüş, şeytan âyetleri her tarafı kaplamış ve sonunda da insanlar kendi kendilerine ibadet eder olmuşlar. Kutsiyet insana ait, üstünlük insana izâfe edilir olmuş. Halbuki bu insanların hiçbir konuda tek yetkisi dahi yoktur.