Şûrâ Suresine Dön

Şûrâالشورى

3. Ayet

3Şûrâ Suresi

كَذٰلِكَ يُوح۪ٓي اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۙ اللّٰهُ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

(İzzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi) El-Hakîm olan Allah, sana ve senden önceki (resûllere) işte böyle vahyeder.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

3. “Ey Muhammed! Güçlü olan, Hakîm olan Allah, sana da, senden öncekilere de şöylece vahy eder.” Sûrenin başındaki ifadelerden, mukatta harflerinden de anlaşılıyor ki, Allah vahyini dilediği şekilde ve dilediği kimseye ulaştırandır. Bu konuda Allah asla hiç kimsenin etkisi altında kalacak değildir. Allah’ın kullarının hayatına karışmak üzere kullarından birini odak nokta olarak seçip ona vahyini sunması, ona kendi bilgisinden bilgiler ulaştırması, o günün toplumunda en büyük tartışma konusu oluyordu. He-men hemen her evde, her mecliste, her sokak ve caddede bu konu tartışılıyordu. “Muhammed Allah’ın kendisine vahiy ulaştırdığını söy-lüyor. Allah’ın kendisiyle konuştuğunu iddia ediyor. Allah’ın kendisini muhatap aldığını ve kendisine bilgi aktardığını iddia ediyor. Böyle bir şey mümkün müdür? Böyle bir şeye nasıl inanılır? Eğer o bu söylediklerini kendisine izafe etseydi, bütün bunları kendisinin söylediğini iddia etseydi, bu bize daha makul gelirdi. Değilse Allah’ın içimizden bir insanla konuştuğunu, onun vasıtasıyla bize mesaj gönderdiğini, böylece Allah’ın bizim hayatımıza karıştığını, bizim hayatımızla ilgilendiğini kabul etmemiz kesinlikle mümkün değildir, diyorlardı. Allah’ın bir beşere vahiy göndermesini redde-diyorlardı. Rabbimiz sûrenin hemen başında onların bu sözlerinin ve vahyi reddedişlerinin temeline inerek buyurur ki, “O Allah Azîz ve Hakîm olandır. Allah, Azîz’dir. Kendisine hiçbir konuda karşı gelinmeyen, kendisine asla hesap sorulmayan, mutlak güç ve kuvvet sahibi, dilediğini yapan, her şeye güç yetiren bir Allah’tır. Ve yine o Allah Hakîm-dir. Tüm kâinata hakim olan, hayata hakim olan, tüm varlıklar kendisi-nin hâkimiyeti altında olan ve hikmet sahibi olan, tüm yaptıklarını bir hikmetle yapan yenilmez ve yanılmaz bir Allah’tır. Öyleyse bu konuda, kullarından birine vahiy göndermesi konusunda O’na itiraz edip karşı gelemezsiniz. Değil bu konuda, hiçbir konuda O’na hesap soramazsınız. Daha önceki elçilerine nasıl vah-yetmiş arzularını onlara ulaştırmışsa, şimdi de bu elçisine vahy etmektedir. Bunda şaşılacak hiçbir şey de yoktur. Öncekilere nasıl yol göstermişe, şimdi de içinizden birisine vahy ederek size yol göstermektedir, buyuruluyor. Vahy; gizlice ve süratlice söz iletmek, mesaj aktarmak demektir. Vahiy ancak kendisine vahy edilenin anlayabileceği, başkalarının anlayamayacağı bir biçimde gizli ve hızlı olarak, Allah’ın kendi bilgisini peygamberine yol göstermek üzere aktarmasıdır.