44. “Allah kimi saptırırsa, artık onun bundan sonra bir dostu olmaz. Azabı gördüklerinde, zalimlerin, “Dönecek bir yol yok mudur?” dediklerini görürsün.” Kim hür iradesiyle sapıklığı, dalâleti tercih eder de bu tercihine uygun olarak Allah da onu saptırmışsa, artık onu hidâyete ulaştıracak ne bir velîsi, ne bir dostu olamaz. Allah’ın saptırdığını kimse hidâyete ulaştıramaz. Onlar azabın içine girdiklerinde, azabı tattıklarında değil, daha azabı gördüklerinde korkularından diyecekler ki, “acaba bizim için bir dönüş var mıdır? Acaba şu azaptan geri dönüş imkânı var mıdır? Ya da acaba bizim için Rabbimizi razı etmek üzere dünyaya tekrar bir daha dönüş imkânı var mıdır?” Halbuki dönüş buradaydı. Allah buradaki dönüşleri kabul ediyordu. Kim olursa olsun, ne olursa olsun, ne kadar da günâh işlemiş olursa olsun dünyadaki dönüşleri kabul ediyordu Allah. Dünyada akıllarını başlarına alarak yaptıklarından tev-be ederek Rabblerine dönmeyen insanların, orada dönüş imkânları kalmamıştır. Şu anda açık olan bu tevbe ve dönüş kapısı, yarın ka-panmış olacaktır.