45. “Aşağılıktan başları öne eğilmiş, göz ucuyla gizli gizli etrafa bakarken, ateşe sunulduklarını görürsün. İnananlar, “Hüsranda olanlar, kıyamet günü kendilerini de hüsranda bırakanlardır,” derler. İyi bilin ki, zalimler sürekli bir azab içindedirler.” Onların ateşe sürüldüğünü görürsün. Cehenneme sunulmakta, ateşe arz edilmektedirler. Yaşadıkları dünya hayatında Allah’a kulluğu reddedip, zulmü, dalâleti sapıklığı tercih etmiş bu insanları cehenneme yuvarlanırlarken görürsün. Aşağılıktan, zilletten, horluk ve hakirlikten ötürü boyun bükmüşler, suspus olmuşlar, başları önlerine düşmüş, korkudan göz ucuyla gizli gizli etraflarına bakarlar. Alçakların tüm müstekbirlikleri bitmiş, tüm tâğutlukları son bul-muş, tüm zulümleri, şirretlikleri, azgınlıkları kalmamıştır. Ne Rabblık-ları ne İlâhlıkları, ne krallıkları, ne egemenlikleri kalmış, ne biz biliriz-leri, ne biz yaparızları kalmıştır. Her şeyleri bitmiş, suspus olmuşlar ve korku içinde gizli gizli göz ucundan etraflarına bakmakta ve kendilerine bir yardımcı aramaktadırlar. Görmek istemedikleri bir âkıbeti, ateşi görmemek için gözlerini kapatmaya çalışıyorlar ama bunun bir gerçek olduğunu ve asla bundan kurtulamayacaklarını kesinlikle bildikleri için de bakmazlık da edemiyorlar, göz ucuyla ateşe bakıyorlar. Onları bu vaziyette perişanlık içinde gören Müslümanlar da şöyle diyecekler: Hüsranda olanlar, dünyada da, ukbada da kaybedenler, kendilerini kötüye harcayıp kendi kendilerini kaybedenler, hem kendilerini, hem de ailelerini, ehillerini kaybetmiş, hem kendilerine, hem de ellerinin altında olanlara yazık edenlerdir. Bunlar, yaşadıkları dünya hayatında kendi kendilerine yazık eden insanlardır. Kendilerini yaratana kulluk makamından indirgeyip boşa götüren insanlardır. Öyleyse hem kendimize hem de ehlimize acımak zorundayız. Hem kendimizi, hem de sorumluluğumuz altında olanları ateşten kurtarmak zorundayız. Kendimize ve ehlimize, hanımlarımıza, çocuklarımıza zaman ayırmak zorundayız. Böylece hem onları, hem de kendimizi kaybetmemeliyiz. Ateşe düşürmemeli, ziyan etmemeliyiz. Bunun için çabalamalı, kendi kendimizi ateşe sunmamalıyız. Aksi takdirde, Allah korusun bugün kendisini korumasını bilemeyen, kendisini kötüye harcayan kimseleri yarın hiç kimse koruyamayacak, hiç kimse yardım edemeyecektir. Bakın Allah buyurur ki: