6. “Boşadığınız, fakat iddeti dolmamış kadınları gücünüz nispetinde, kendi oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğurmalarına kadar nafakalarını verin. Çocuğu sizin için emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin; aranızda uygun bir şekilde anlaşın; eğer güçlükle karşılaşırsanız çocuğu başka bir kadın emzirebilir.” Ric’i talâkla, yahut baîn talâkla boşayıp ta iddeti dolmamış kadınları gücünüz nispetinde kendi evlerinizde oturtun. Onların nafakasını sağlayıp, barınma ihtiyaçlarını giderin. Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın. Onlara baskı yapmayı düşünmeyin. Ezmeye çalışmayın. Eğer böyle yaparsanız Allah az evvel vaat ettiği şeyleri size lütfetmez. Sizi başarıya ulaştırmaz. Size işlerinizde kolaylıklar, çıkış yolları nasip etmez. Kusurlarınızı, hatalarınızı örtüp, hayat problemlerinizi halledip sizleri düzlüğe çıkarmaz. Eğer boşadığınız o kadınlar hamile iseler, karınlarında sizin çocuğunuzu taşıyor iseler, onlara harcamada bulunun. Nafakalarını temin edin. Yavrularını dünyaya getirinceye kadar onların ihtiyaçlarını karşılayın. Eğer o kadınlar sizin için çocuğunuzu emzirecek olurlarsa, onlara ücretlerini ödeyin. Ne kadar bir miktara ihtiyaçları varsa onu onlara verin. Toplumda tutulan süt anneye ödenen ücret neyse, o miktar ödemede bulunun. Aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Ama zorlanır, anlaşamazsanız, iki taraf birbirlerine karşı iyi davranmayı beceremez-se, o zaman da çocuğu artık bir başkası emzirecektir. Ama bu hem anne için, hem de baba için çok kötü bir şeydir. Çünkü çocuğunu kendi anasının emzirmesiyle bir başkasının emzirmesi elbette farklı şeylerdir. Bu erkeği de, kadını da yaralayacaktır. Öyleyse kardeşler olduğunuzu unutmayın ki birbirlerinize zorluk çıkarmayasınız.