15-16. “Gerçekten onlar düzen kuruyorlar. Ben de bir düzen kurmaktayım.” Kâfirler, dinsizler Allah’ın nûrunu söndürebilmek, Allah’ın dinini yok edebilmek için tuzaklar kuruyorlar, Müslümanlara karşı komplolar hazırlıyorlar. Onların bir hesapları varsa, benim de bir hesabım vardır, diyor Rabbimiz. A’raf sûresinde de şöyle buyruluyor: “Âyetlerimizi yalan sayanları, bilmedikleri yönden, ağır ağır sonuçlarına yaklaştıracağız. Onlara bilerek mühlet veririm, çünkü Benim düzenim çetindir.” (A’râf 182,183) Sanki Rabbimiz şöyle diyor: “Ey benim yeryüzünde az ama şerefli kullarım! Sizler hiç üzülmeyin! Sakın bu çoklar karşısında ümitsizliğe düşmeyin! Sizler üzerinize düşen neyse sadece onu yapın. Ben bu çoklara, bu hayvanlardan daha aşağı olanlara, bu kendilerine verdiğim insanî melekelerini kullanmadıkları için âyetlerimizi yalan sa-yan, âyetlerimizi yok farz eden, âyetlerimizi boşa çıkaran ve işlemez hale getirenlere mühlet vermekteyim. Onların yollarını açmaktayım ve onları yavaş yavaş, hiç bilmedikleri açılardan, hiç hesap edemedikleri noktalardan derecelendireceğim. Onları ağır ağır derecelendireceğim.” Anlayabildiğimiz kadarıyla bu derecelendirme işi onların küfürde, şirkte, nifakta ne olduklarının, ne kadar ileri gittiklerinin ifadesi an-lamınadır. Çünkü onların her biri dünyada gerçekleştirilen bu derece-lendirmenin karşılığı olarak hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır. Herkesin hesabı amellerine göre tutulacak ve belirlenecektir. Hani şu anda bu kâfirler de Müslümanları fişlemeye çalışıyorlar ya, işte anlı-yoruz ki Allah da onları dosyalamaktadır. Kalem sûresinde de aynı konunun anlatıldığını görüyoruz: “Ey Muhammed! Kur’an’ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız. Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.” (Kalem 44,45) Burada da diyor ki Rabbimiz: “Ey peygamberim! Sen o kâfirleri bana bırak! Endişe etme sen! Kafana takma onları! Sen yoluna devam et! Onların ipleri benim elimdedir! Yakında göreceksin, ben, benim dâvâma düşman olan, benim sistemime karşı savaş açan o kâfirleri bilemeyecekleri, anlayamayacakları yönlerden, hesap edemeyecekleri biçimde yavaş yavaş azaba, ikâba, cezaya yaklaştırmaktayım. Şu anda onlar kuş beyinleriyle Müslümanları yalnız ve korumasız zan-nediyorlar. Onların safında benim olduğumu unutuyorlar. Onlar benimle savaştıklarının farkında değiller. Ben onların iplerini uzatıyorum. Onlara mühlet veriyorum. Arzu ve istekleriyle onları baş başa bırakıyorum. Onun başarılı olduklarını zannediyor ve aldanıyorlar. Aslında ben onları imhal ediyorum. Onlara zaman ve fırsat veren benim. Ama bilesin ki ey peygamberim ve ey peygamber yolunun yolcuları, ben imhal ederim, zaman veririm ama asla ihmal etmem. Çünkü benim fendim sağlamdır. Benim tuzağım, planım, tedbirim pek yamandır. Ben tuzak kurdum mu, tedbir aldım mı, yakaladım mı onu kimse bozamaz, kimse ondan kaçıp kurtula-maz. O halde ey peygamberim: