Târık Suresine Dön

Târıkالطارق

17. Ayet

17Târık Suresi

فَمَهِّلِ الْكَافِر۪ينَ اَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا

Kâfirlere mühlet tanı. (Çok değil) az bir mühlet.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

17. “Ey Muhammed! Sen inkârcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.” Sen biraz mühlet ver onlara. Biraz müsaade et, biraz bırakıver onları, şöyle biraz iplerini gevşetiver peygamberim. Yani bu kâfirlerin defterlerinin dürülmesi, iplerinin çekilmesi, helâklerinin hızlandırılması konusunda acele etme peygamberim. Ya Rabbi, hani ne oldu? Bu kâ-firleri hâlâ niye yaşatıyorsun? diye acele etme. Biraz salıver onları, di-yor Rabbimiz. Dikkat ediyor musunuz mânâya? Kim izin verecek? As-lında izni, mühleti, güçlü, güçsüze verir değil mi? İslâm’ın ilk yıllarında gelen bu âyet, etrafında kendisine iman etmiş on kişi bile yokken peygamberin güçlü, kâfirlerin de güçsüz olduğunu haber veriyordu. Demek ki safında Allah olan bir toplum üç kişi de olsa, tüm dünyadan güçlüdür, bunu hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmayacağız. Unutmamalıyız ki biz Allah taraftarıyız ve bizim karşımızdaki tüm kâfirler de Allah düşmanlarıdırlar. Onların ipleri Allah’ın elindedir. Bakın Meryem sûresinde de Rabbimiz bu hususu şöyle anlatır: “Ey peygamberim, onların acele yok olmalarını isteme, çünkü biz onların günlerini, nefeslerini saydıkça sayıyoruz.” Unutmayın ki onların nefeslerini bile Allah saymaktadır. Nefes alış-verişleri bile Allah’ın kontrolündedir. Allah onlara dünyada bir kısım şeyleri yapmaya ve zâhiren galipmiş gibi görünmeye izin verir ama yakında onların işlerini bitirecektir. Bu sûre de burada sona erdi. Rabbim gereğiyle amel eden kullarından eylesin. Sübhanekallahümme ve bihamdik. Eşhedü en la ilahe illa ente, estağfiruke ve etûbü ileyk.