8. “Öyleyse Allah’a, Peygamberine ve indirdiğimiz nûr’a, Kur’an’a inanın; Allah işlediklerinizden haberdardır.” “Öyleyse ey insanlar, ey kullar Allah’a iman edin. Allah’ın elçisine ve ona indirdiğimiz nûra, âyetlere, kitaba iman edin. Haydi Allah’a, Allah’ın hayata karışıcı olduğuna iman edin. Allah’ın hayatınıza karışmasında odak nokta seçip size örnek kul olarak gönderdiği peygamberinin örnekliliğine iman edin. Resûlü aracılığıyla size nûr, yol gösterici, hidâyet rehberi olarak indirdiği kitabına da iman edin. Hayatınızı onunla düzenlemek üzere iman edin.” Rabbimiz kendisine, peygamberine ve kitabına iman istiyor bizden. Allah’a iman, O’nun istediği biçimde iman demektir. Allah’a iman, Allah’tan gelenlere imandır. Allah’a iman, Allah’ın hayata karışıcı olduğuna imandır. Allah’a iman, Allah’ın Rabb, Melik ve İlâh oluşuna imandır. Allah’a iman, O’nun istediği gibi bir hayat yaşamaya imandır. O’nun bizim hayatımızı düzenlemek üzere vahiy ve elçi gönderdiğine imandır. Allah’ın belirlediği hayat programına iman demektir. Allah’a iman, kişinin boynundaki kulluk ipini yalnız Allah’ın eline vermeye imandır. Kitabında kendisini nasıl tanıttıysa, hangi sıfatların sahibi, hangi sıfatların karşıtı olarak tanıttıysa öylece iman etmektir. Allah’a iman, göklere ve yere egemen oluşuna, göklerde ve yerde kendisinden başka egemen, Rabb, Melik, İlâh olmadığına, kendisinden başka kanun koyucu, yasa belirleyici olmadığına, ortağı ve benzeri olmadığına, kulluğun, itaatin, teslimiyetin sadece kendisine ait olduğuna imandır. İşte Rabbimiz bizden kendisine böyle bir iman isti-yor. Sonra elçisine iman istiyor Rabbimiz. Peygambere iman, onu hayatın her bir biriminde örnek bilip adım adım takip etmeye imandır. Peygambere iman, onun bizzat Allah tarafından görevlendirilmiş, Allah tarafından yetkilerle donatılmış bir Allah sözcüsü olduğuna imandır. Yeryüzünde Allah’ın izniyle Allah’ın konuşan ağzı, dili olduğuna imandır. Peygamberin dinde temel rükün olduğuna imandır. Peygambere iman, onun Allah sözcüsü olarak söylediklerinin, yaptıklarının mutlak doğruluğuna imandır. Peygambere iman, onun hayatta örnek olduğuna, Allah’ın bizden onun gibi bir kulluk istediğine ve onun adım adım takip edilmesi gerektiğine imandır. Peygambere iman demek onun örnekliliğine iman demektir. Peygambere iman, Allah’ın bizden istediği kulluğu icra ederken mutlak mânâda kendisine uyulması gereken model insan oluşuna, numune insan oluşuna iman demektir. Peygambere iman, onun hayat programına iman demektir. Peygambere iman, onun Allah’tan getirip haber verdiği şeylerin tamamının doğruluğuna iman demektir. Allah’ın onun vasıtasıyla insan hayatına karıştığına iman demektir. Kitaba iman da Allah’ın vahiy gönderdiğine iman demektir. Ki-taba, o kitabın Allah’tan geldiğine imandır. Allah’ın bizimle konuştuğu-na, bize mesaj gönderdiğine, yeryüzünde bizi kanunsuz, yolsuz, yordamsız, plansız, programsız bırakmadığına iman demektir. Kitaba iman, onunla sorumlu olduğumuza imandır. Kitaba iman onun içindekilere göre bir hayat yaşamaya, onunla hayatı düzenlemeye imandır. Onun mutlak sûrette yasa olduğuna ve hayatımızda uygulanması ge-rektiğine imandır. Kitaba iman, onunla hesaba çekilmeye imandır. Kitaba iman demek, içindekilere iman demektir. İçindekilerin doğruluğuna ve uygulanırlılığına, uygulanması gerektiğine iman demektir. Kitaba iman, “Allah kitabında böylece buyurdu, ben de bunu aynen anladım ve kabul ettim” demektir. Yani Allah kitabında ne dedi? Bizzat Allah’la diyalog kurarak, Allah’ın kelâmıyla diyalog kurarak, ama bunu Peygamber örnekliliğinde anlayarak onu amele dönüştürmektir. Unutmayalım ki kitaba iman, kitapla yol bulabilmek, kitabı hayat programı yapabilmek için önce kitabı tanımak zorundayız. Kitabı tanımayan bir adamın onunla amel etmesi ve onu hayat programı yapması mümkün değildir. Bilelim ki uygulayacak kadar kitaptan tanıdığımız âyetler bizim iman ettiğimiz âyetlerimizdir. Öyleyse bu kitabı okuyalım, içindekileri tanıyalım, bu kitabın ortaya koyduğu Allah’ı, peygamberi tanıyalım ve Allah’ın istediği şekilde bu imanlarımızı gerçekleştirmiş olalım. Değilse siz bilirsiniz. Ama şundan haberiniz var mı?