Tekvîr Suresine Dön

Tekvîrالتكوير

21. Ayet

21Tekvîr Suresi

مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ

(Kendisine) itaat edilir, oldukça güvenilirdir.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

19-21. “Bu Kur’an, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.” Kerîm olan bir elçinin sözüdür bu Kur’an. Sizin için tek çare, tek mürşit, tek yol gösterici, tek kurtarıcı olan bu kitap Cebrâil’in sözüdür. Yemin olsun ki bu kitap vahiy yoluyla, Cebrâil aracılığıyla size indirilmiş Allah kelâmıdır. Dikkat ederseniz yukarıdaki yeminlere ek olarak burada da te’kidlerle bu kitabın kendisinden olduğunu anlatıyor Rabbimiz. “İnne” bir te’kid, “lam” da ikinci te’kiddir. Yemin üstüne yeminle, te’kid üstüne te’kidle diyor ki Rabbimiz, “Bu kitap gökyüzünün emini vasıtasıyla yeryüzünün eminine benim tarafımdan indirilmiş bir kitaptır.” Kitap Allah’tandır, peygamberin kendi sözü değildir. Ama Rabbimiz vahyini Cebrâil aracılığıyla peygamberine gönderdiği için O’na izafe edilmiştir. Buradaki Kerîm elçiden maksat Cebrâil’dir. Zira bundan sonraki âyetlerde Cebrâil’in sıfatları anlatılmaktadır. Güç sahibidir O. Emniyet sahibidir. Hıyanet etmez, ezmez, bozmaz, koparmaz, unutmaz. Tam yapar elçiliğini. Allah’tan aldığını tam getirir peygambere. Hani alçaklar, “Efendim melek peygambere gelinceye kadar vahyi çoktan unutur, tastamam vahyi değil de muhtevayı anlatır” di-yorlar ya. Halbuki O emindir, O güçlüdür, O Kerîmdir. O Rabbinin ya-nında, arşın yanında büyük bir güç ve kuvvete, yüksek bir mevkie sa-hiptir. Orada, mele-i a’lâda kendisine itaat edilir. Melekler kendisine itaat ederler. O emindir. O gökyüzünün eminidir. Rabbinden aldığı vahyi peygambere ulaştırma konusunda güvenilirdir. Burada Rabbimiz peygamberimize vahiy getiren meleğin beş sıfatını zikretmiştir: Güç kuvvet, yüce bir mevkie sahip olmak, reislik, güvenirlilik ve meleklerin kendisine itaati. O halde ey insanlar! Böyle bir meleğin peygambere getirdiği vahiyden nasıl şüphelenebilirsiniz? Nasıl oluyor da az evvelki badirelerden sizi atlatacak, sizi cehennemden kurtarıp, umduğunuz cennete ulaştıracak olan bu kitaba karşı böyle kayıtsız kalırsınız? Hani çare araştırıyordunuz? Hani ne yapsak acaba? diye sağa sola baş vuruyordunuz? Üstelik: