7. “Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman” Nefisler izdivaç ettirildikleri zaman. Nefisler çiftleştirilip gruplaştırıldığı zaman. Anlayabildiğimiz kadarıyla bunun iki mânâsı vardır: 1. Nefisler çiftleştirildiği, bedenler ruhlarla, ruhlar da bedenlerle buluştukları zaman. Binlerce yıl önce ölmüş ruhlar bedenleriyle bu-luşup insanlar diriltildikleri zaman. Ruhlarla bedenlerin, organlarla be-denlerin böyle bir izdivacı gerçekleştirildiği zaman. Kemik ete, et kemiğe büründüğü zaman. Yani insanlar tekrar dirildikleri zaman. 2. Nefisler gruplaştırıldıkları, insanlar grup grup gruplandırıl-dıkları zaman. Küfürde, isyanda, günâhta birbirlerine benzer olanlar toplanıp bir araya getirildikleri zaman. Yani inançlarına, yaşadıkları hayatlarına ve amellerine göre gruplaştırılacaklar ve öyle gidecekler mahşer yerine. Bunlar biracılar, bunlar zinacılar, bunlar hırsızlar, bunlar homoseksüeller, bunlar fâizciler, bunlar kumarcılar, bunlar Allah’a Allah’ın istediği biçimde kulluk edenler, bunlar Allah’la savaşa tutuşanlar, bunlar Allah’ı Rabb bilenler, bunlar tâğutlara kulluk edenler, bunlar Adem yolunun yolcuları, bunlar şeytan taraftarları, bunlar İbrahim taraftarları, bunlar Nemrut yolunun yolcuları, bunlar Musâ’nın yo-luna tabi olanlar, bunlar Firavun yolundan gidenler, bunlar Muhammed (a.s)’a tabi olanlar, bunlar Ebu Cehillerin izini takip edenler, bunlar Kur’an’a inanalar, bunlar Kur’an’ı reddeden demokratlar, bunlar Müslümanlar, bunlar ateistler, bunlar Allah yasalarını beğenmeyenler, bunlar kendi yasalarının hâkimiyeti adına Allah yasalarına geçit vermeyenler, bunlar Allah dostları, bunlar Allah düşmanları diye insanlar gruplaştırılacak. Tıpkı Vakıa sûresinin ifade ettiği gibi: “O zaman siz de üç sınıf olursunuz. İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara! Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara! İyi-lik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.” (Vakıa 7-11) İsrâ’da da herkesin imamlarıyla, önderleriyle, liderleriyle, tabi olup yolundan gittikleriyle birlikte çağrılacakları, kim kiminle beraberse, kimin yolu, kimin ameli kime uygunsa, kim kimin yolundan gidiyorsa onlarla birlikte çağrılacakları anlatılır: “O gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız. O gün kitabı sağından verilenler, işte onlar kitaplarını okurlar. Onlara kıl kadar haksızlık edilmez.” (İsrâ 71) Burada şöyle bir tespit yapalım ve bu gruplamaları şöyle düşleyelim: İnsanlar yaşadıkları hayatlarına göre, imanlarına, düşüncelerine, amellerine göre gruplar oluşturmuşlar. Mutlaka bu gruplardan birinde Peygamberimiz var. Tabi diğer peygamberler de bir grup oluşturmuşlardır. Çünkü hadisler öyle anlatıyor. Hadislerden anladığımıza göre her peygamber kendi inananlarıyla bir grup oluşturup hesap yerine gidecekler. Öyleyse bu gruplardan birinde Resûlü Ekrem efendimiz varsa acaba gruplama kriteri ne olacak? Acaba ben neredeyim? Kendi yerimin neresi olduğunu düşünüyorum, zorlanıyorum. Acaba benim grubum bunlardan hangisi? Çünkü eğer peygamber safında, peygamber sınıfında yer almamışsam, o zaman onun gittiği yere gitme ihtimalim çok az, çok zor. Meselâ insanları saç tıraş modeline göre gruplandırsak, saç tıraş modeli peygamberinkine benzeyenler şu tarafa, benzemeyenler bu tarafa dense. Veya kılık-kıyafet modeli peygamberinkine benzeyenler şu tarafa, benzemeyenler bu tarafa dense. Mala bakışı, kazanma harcama anlayışı, malla, mülkle ilişkisi peygamberinkine benzeyenler şu tarafa, benzemeyenler bu tarafa. Hanımıyla çocuklarıyla ilişkisi peygamberinkine benzeyenler şu tarafa, benzemeyenler bu tarafa. Gece hayatı, ikram anlayışı, ev tefrişi, sofrası, sabah kahvaltı anlayışı peygamberinkine benzeyenler bu tarafa, benzemeyenler bu tarafa. Namazı, orucu, zikri, fikri, tesbihi, cihadı, tebliği peygamberinkine benzeyenler bu tarafa, benzemeyenler şu tarafa diye insanların bir tasnife, bir gruplaşmaya tabi tutulduğunu düşünüyor ve bunları kendi kendime sordukça kahroluyorum. Düşündükçe ümitlerim tükeniyor, iştahım kaçıyor. Böyle bir sınıflandırmada peygamber safında yer alabileceğime güvenemiyorum. Öyleyse Allah için kimin peşindeyiz? Hayatımızı kime göre, neye göre ayarlıyoruz bir düşünelim. İmanımız kimin imanına ben-ziyor? Amelimiz kimin ameline benziyor? Allah için düşünüp taşınıp çaresine bakalım.