14,15. “Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azaplandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de mü'min-lerin gönüllerini ferahlandırsın, kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakîmdir.” Onlarla kıyasıya savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap edip, onları rezil rüsva etsin. Onlarla savaşın ki Allah onları sizin ellerinizle cezalandırsın. İşte Allah’ın dünyadaki azabının mânâsı budur. Allah’ın azabından dünyada anlaşılması gereken budur. Allah dünyada birilerine birilerinin eliyle böyle azap eder. Terör, anarşi, savaşlar, harpler, darplar, kıtaller ve doğal afetlerle Allah azap eder dünyada kullarına. Bütün bunlar Allah’tan bağımsız değerlendirilemez. Bu Allah’ın yeryüzünde koyduğu bir yasasıdır. Evet Allah’ın bu dünyada onlara sizin ellerinizle, sizin sebebinizle azap edip, onları rezil rüsva etmesi için sizler onlarla savaşın. Ve bir de onlara, o kâfirlere karşı size yardım edip, sizi destekleyip inananların kalplerine ferahlık vermesi için savaşın. Böylece insanlardan kâfirlere azap etsin, mü’minlerin kalplerine de yardımıyla, desteğiyle şifa versin. Yâni mü’minlerin kalplerindeki öfkeyi dindirsin ve böylece hak açığa çıksın, hak yerini bulsun, mü’minler bunu açıkça görsünler de gönüllerindeki öfke dinsin. Hani şu anda Allah’la, Allah’ın diniyle, mü’minlerle savaşanları gördükçe bizler de kahroluyoruz ya. Allah onları kahretsin diye beddualar ediyoruz. Rabbimiz diyor ki burada, ey Müslümanlar bu işi sadece duayla bırakmayın. Savaşın onlarla da Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin. Ve böylece de kalplerinizdeki öfkelerinize şifa versin. Zira Allah her şeyi bir yasaya bağlamıştır. Sebepsiz bir şey yarat-mıyor Rabbimiz. Sizler Allah’ın kılıçları olmak zorundasınız. Sizler Allah’ın kahırları olmak zorundasınız. Allah adına savaşmak zorundasınız. Böylece ezilmişlikten, horlanmışlıktan kurtulursunuz. Allah’ın yardımıyla izzet ve şerefe ulaşmış olursunuz. Göğüsleriniz genişlemiş, şifa bulmuş olacaktır buyuruyor. Mâzeretsiz şikâyetlerden de kurtulmuş olacaksınız. Unutmayın ki bir toplum içinde olanları değiştirmedikçe Allah onları asla değiştirmeyecektir buyuruyor.