16. “Allah, içinizden cihad edenleri; Allah'tan, peygamberinden ve inananlardan başka sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi kendi halinize bırakacak mı zannediyorsunuz? Allah işlediklerinizden haberdardır.” Yoksa sizler, içinizden Allah’ın istediği bir hayatı gerçekleştirme konusunda tüm gücüyle cehd-ü gayret gösteren, Allah’ın iradesinin, Allah’ın dininin egemenliği adına cihad eden, Allah’tan, peygamberinden ve mü’minlerden başkasını sırdaş, dost edinmeyen kimseleri seçip açığa çıkarmadan kendi halinize terk edileceğinizi mi zannediyorsunuz? Öyle mi hesap ediyorsunuz ki Allah sizi bu konularda bir denenmeye, bir imtihana tâbi tutmayacak? Sizi bir takım imtihan potalarından geçirmeden öyle başıboş bırakıvereceğini mi zannediyorsunuz? Unutmayın ki Allah sizin yaptıklarınızın tümünden haberdardır. Unutmayın ki tüm hayat bir imtihan salonudur ve sizler de hayatın her bir saniyesinde denenmektesiniz. Rabbimizin bu âyetinin beyanıyla denenme konuları bunlardır. Allah yolunda cihad , Allah’tan, O’nun Resulü ve mü’minlerden başkalarını dost ve sırdaş edinmemek. Her iddia bir ispat ister. Allah’a iman eden kişi Allah yolunda malını ve canını fedâya hazır olan kişidir. Allah’a inandım iddiasında bulunan kişi Allah’tan, elçisinden ve mü’-minlerden başkasını asla dost bilmeyecektir. Allah dostlarını dost bilecek, düşmanlarını da düşman bilecektir. Allah kimin ne olduğunu zaten bilmektedir, ama bunun açığa çıkarılıp insanlar tarafından da bilinmesini istiyor. Ve herkesin elinde belgesinin olmasını istiyor. Kim-senin bir itiraz hakkının kalmamasını istiyor. Bu dünyada kim hangi iddiada bulunmuşsa Rabbimiz onu gerçekleştirebileceği imkânlar veriyor ve deniyor onu. Ciddi mi inanmış? yoksa yalancı mı? bunu açığa çıkarıyor. İşte bu âyetten bunu anlıyoruz.