48. “Andolsun ki, daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı, sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı, Allah'ın emri üstün geldi.” Çünkü bu adamlar bundan önce de, Tebûk seferinden önce de sizin aranızda fitne koparmak istemişlerdi. Bundan önce de aranızdaki arkadaşlarını etkileyip, onların güçlerini kırıp fitneye düşürmek istemişlerdi. Ama sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı. Allah’ın yardımı geldi ve Allah’ın emri, Allah’ın takdiri, Allah’ın dini üstün geldi. Meselâ Uhut savaşında münâfıkların reisi Übey Bin Selül 300 kadar arkadaşıyla savaş alanını terk edince bu Müslümanlarda şok etkisi yaptı. Onların bu tavırlarından dolayı Müslümanların içinde çok ciddi tedirginlik yaşayanlar oldu. Hattâ kimileri onların etkisiyle morallerini, dirençlerini yitirip geri çekilmeyi bile düşünür olmuşlardı. Ordunun içinde ciddi bir bozgun, ciddi bir çözülme başlamıştı. Halbuki Allah, onların dostu idi. Onları kendilerinden çok seven, onlar adına en hayırlı, en güzel kararı alacak olan Allah’tı. Onlara yardım edip düşmanlarına karşı galip getirecek, dini yüceltecek olan Allah’tı. Rab-bimiz yardımıyla onları korundu da onlar Allah’ın yardımıyla münâfıkların oyunlarına gelmediler. Münâfıklar gibi Rasulullah’ı ve Müslümanları kendi başlarına terk edip gitmediler. Bedirde de aynı şeyleri yapmışlardı bu hainler. Yine Medine-de peygambere bir komplo kurarak öldürmek istediler. Çok çeşitli planların, provokasyonların içine girdiler. Ama Allah peygamberini de korudu, dinini de hakim kıldı. Onun içindir ki onların bu seferde sizinle birlikte olmayışları, sizin hakkınızda hayırlıdır.