Tevbe Suresine Dön

Tevbeالتوبة

65. Ayet

65Tevbe Suresi

وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُۜ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ وَرَسُولِه۪ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Andolsun ki sözlerini onlara soracak olsan, “Lafa dalmış, eğleniyorduk.” diyeceklerdir. De ki: “Allah’ı, ayetlerini ve Resûl’ünü mü alaya alıyorsunuz?”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

65. “Onlara soracak olursan, “Biz andolsun ki, eğlenip oynuyorduk” diyecekler; De ki: “Allah'la, âyetleriyle, peygamberiyle mi alay ediyorsunuz?” Onlara Allah hakkında, Allah’ın dini, Allah’ın âyetleri hakkında, peygamber hakkında niye böyle lakırdılarda bulunuyorsunuz? Niye böyle alaylarda bulunuyorsunuz diye sorsan, derler ki yemin olsun ki biz bu konularda ciddi değildik. Vallahi biz ciddi konuşmuyorduk, kasıtlı konuşmuyorduk. Sadece yol yorgunluğunu gidermek için oturup aramızda şakalaşıyorduk. Bir oyun ve eğlencenin içine giriyorduk derler. Peygamberim sen onlara de ki, ey hainler sizler Allah ile, Onun âyetleriyle ve elçisiyle mi oyalanıyorsunuz? Allah’ın diniyle, Allah’ın kitabı ve şeriatiyle mi eğleniyorsunuz? Eğlence konularınız bunlar mı? Bunları mı dilinize doladınız? Allah’ı, Allah’ın elçisini mi hafife alıyorsunuz? Allah’ın elçisinin seferini hafife mi alıyorsunuz? Müslümanların gücünü küçük mü görüyorsunuz? Allah’ı ve elçisini oyun eğlenceye mi alıyorsunuz? Tebûk seferine Rasulullah ve Müslümanlarla birlikte çıkmış bir kaç münâfık vardı. Bunlar her zaman olduğu gibi bu seferde de Müslümanların morallerini bozmak, cihad azimlerini kırmak, ordu içinde fitne ve fesat tohumları ekmek üzere bir kısım lakırdılarda bulundular. Rasulullah efendimiz hakkında dediler ki, şu adama bir bakın, boyuna posuna bakmadan, gücüne kuvvetine bakmadan Rumlarla savaşa gidiyor. Şam saraylarını ve kalelerini fethe gidiyor. Güçlü Bizans’a galip gelme rüyaları görüyor. Olacak şey mi bu? Yâni şimdi sizler bu Romalıları Araplar gibi mi zannediyorsunuz? Kiminle savaşa gittiğinizin ve başınıza nelerin geleceğinin farkında mısınız? Biz çok yakında hepinizin Romalı askerler tarafından boğazlarınıza ipler takılıp pazarda köleler olarak satıldığınızı görür gibi oluyoruz. Aklınız yok mu sizin? gibi lakırdılar ettiler de Rabbimiz onların bu haince sözlerini Rasulullah efendimize haber verdi. Veya başka bir rivâyette de bu münâfıklar bir konaklama yerinde kendi aralarında şöyle demişlerdi: Vallahi biz şu Kur’an’ın hafızları kadar, Kur’an’ı en iyi bilenler kadar aç gözlü, karnı doymaz, obur, yalan sözlü ve düşman karşısındaki bir savaşta korkak davranan kimse görmedik dediler. Orada bulunan bir Müslüman da: Hayır, vallahi yalan söylüyorsunuz ey Allah düşmanları! Biz de Kur’an’ın hafızları kadar savaşta cesur ve ileri atılanları görmedik dedi ve gelip bunu Rasulullah efendimize haber verdi. Ve işte bunun üzerine Rabbimiz bu âyetini inzal buyurdu. Ra-sulullah efendimiz onlara bu sözlerinin hesabını sorunca da: Vallahi ey Allah’ın Resulü bizler ciddi değildik, şaka yapıyorduk dediler. Ağızları kalplerindeki pisliklerini dışarıya sızdırınca hemen özür dilemeye başladılar. Vallahi bizim kalbimiz temizdi, kalbimizde bir şey yoktu demeye başladılar. Rabbimiz de buyurdu ki, ey alçaklar, ne oluyor? Yoksa sizler Allah’la, Allah’ın âyetleriyle, Allah’ın diniyle, Allah’ın peygamberiyle mi alay ediyorsunuz? Bunları mı alay konusu yapıyorsunuz?